Okyanus ta bu kadar su olsun ama okyanusta dalgalar olmasın, liman sesiz ve sakin olsun diyorsunuz.
Bir kurumda bunca sorun yaşansın, sorunlar konuşulmasın, üstü kapatılsın, istiyorsunuz.
Almanya Alevi Birlikleri federasyonu ve bu federasyon bünyesinde yöneticilik yapan bazı şahıslar eleştiriye gelmiyor, her ne kadar yapıcı eleştirinin başımız üzerinde yeri var deseler, hiç bir şekilde eleştirileri kabul etmiyorlar, eleştirilere cevap vermek yerine eleştiri yapanları hain, bölücü, işbirlikçi daha da ileri giderek ihbarcı olarak yaftalıyorlar.
Genel olarak kullanılan bu dil, üslup, yaklaşım karşısında etkili bir karşı koyma gerçekleşmediğinde insanlar geri çekilir, pasifize olur, bu karalamalara başvurmanın temel nedeni insanların geri çekilmesini sağlamak, bu iktidarlarının sürekliliğini gerçekleştirmek için bilerek baş vurdukları bir yöntemdir.
Elbette bu yaftalama bilinçli yapılıyor, sarf ettikleri hain, bölücü, işbirlikçi, ihbarcı vb. gibi sözlerde itinayla seçiliyor, bu sözler tesadüfü kullanılan sözler değildir.
İnsanlar hain, bölücü, ihanetçi, ihbarcı gibi sözler ile yaftalanmaktan korkarlar, bu ithamlarla anılmak istenmezler, bu çirkin asılsız ithamlar karşısında birçokları kurumlardan geri çekilir, bunlarla mücadele etmek yerine kendi köşesine çekilmeyi daha uygun görür.
Oysa bu durum karşısında daha bilinçli bir karşı tavır geliştirerek insanlara çirkin ithamlarla saldıranların asıl amaçlarının ne olduğu, neler yapmak istediklerini açık bir şekilde açıklamak ve toplumu aydınlatmak olmalıdır.
İktidarda olan, yönetici kadroların kullandığı dil ve üslup biçimine dikkat ediniz hepsinin ortak bir özelliği, bir birine uyum gösteren yanları, tutumları, davranış biçimleri var.
Hepsi aynı kalıptan çıkmış gibi, en zıt kutuplarda görünseler dahi söylemleri ve davranışları bir birleri ile örtüşüyor.
En önemli ortak özelikleri kendisine muhalif olarak gördüklerini susturmak, sindirmek ve boyun eğdirmek.
Özellikle Türkiye’de siyasal iktidarın muhaliflere karşı kullandığı dil, geliştirdiği yöntemlere dikkat ediniz. Hak, hukuk, adalet, ekmek, özgürlük, yolsuzluklara karşı mücadele talebini seslendirenleri dinlemek yerine insanları top yekin bölücü, hain, Fetullahçı ilan ederek toplum içerisinde itibarsızlaştırıp işlevsiz hale getirmeye çalışıyor.
Bizde durum farklı değildir, kurum içinde yaşanılan yanlışları, yolsuzlukları sorgulayan insanları hain, bölücü, Ebussuud ve aydınlık gibi bir yapı ile ilişkilendirmesi boşuna değildir.
Bu durum bir benzeşme hali değildir, karşıt olduğunu söylediğin yapılar, kurumlar, siyasal iktidar ile aynılaşma halidir, karşıtına dönme halidir.
Toplum nezdinde itibar ve saygınlığı olan insanları itibarsızlaştırmak, toplum nezdinde düşürmek bunların ana hedefidir.
Toplumsal muhalefet sindirilmeden, bastırılmadan iktidar sağlamlaşmaz, koltuğun sağlam olması için farklı anlayış, düşüncelerin ve çok sesliliğin olmaması iktidardakilerin olmazsa olmazlarındandır.
Halkçı, demokrat, ilerici söylemler bu tür yöneticiler için daha uzun süre iktidarda kalmaları için kullanılan bir araçtır, demokrasi, aydınlanma, ilerleme bunlar için bir anlam ifade etmez.
Aşk ile Kalınız
Nurten Yalnız


















































































