4 Mayıs Dersim 1938 kırımının kararlaştırıldığı gündür. Dersim toplumu bu güne kara gün der.
Tamda bu günde, 4. Mayıs 2026 tarihinde AKP’nin kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cem evi başkanlığı öncülüğünde Dersim’de bir toplantı yapıldı.
Bu toplantının tamda 4. Mayıs tarihinde gerçekleşmesi manidardır.
Bu toplantıya katılanlardan tanıdık simalarda var, yıllardır Alevi kurumlarını yönetenler, bu kurumlarda dedelik yapanlar vs.
Bu toplantıya yönelik gerek bireysel gerek kurumsal anlamda yapılan değerlendirmeleri, eleştirileri okumaya anlamaya çalıştım.
Bu toplantıya yapılan itirazlar, eleştiriler haklı ve yerinde, bu merkezin Alevileri biçimlendirme, teslim alma, Aleviliği kendi öz değerlerinden koparma amacını taşıdığı noktasında hiç bir kuşkumuz yoktur.
Ancak bu duruma nasıl gelindi. Bunu konuşan yok.
Devletin Alevisi olmayacağız, asimilasyona geçit vermeyeceğiz diyen birçok Alevi derneği devlettin kurduğu başkanlığa bağlandı.
Bazı Alevi kurum yöneticileri Alevi Bektaşi kültür ve Cem evi Başkanlığını ziyaret ederek görüşmeler yaptıkları basına yansıdı, Kurumun Başkanı Esma Ersin Britanya Alevi Kültür Merkezini ziyaret etti.
Bu ziyaretlerin gerçekleşmesi ile zımnen bu kurumun meşru olduğunu da kabul etmiş oldular.
Alevileri biçimlendirme, şekillendirme teslim alma politikasını sadece AKP ile sınırlandırmak sorunları anlamamıza katkı sunmaz.
Türkiye’ de bütün siyasi partilerin Alevilere yönelik bir hesaplarının olduğunu, her siyasi partinin kendisine uygun bir Alevilik yaratma gayretinde olduğunu farkındayız, bundan daha önemlisi Alevi kurum yöneticilerinin gelecekte siyasette yer bulmak, milletvekili olmak için alevi kurumlarını siyasi partilerin çiftliğine çevirdiğini bilmeyen yok ancak nedense kimse bu duruma değinmek istemiyor.
Alevi Bektaşi Kültür ve Cem evi Başkanlığı ile kurulan ilişkiler ayan beyan ortadayken Alevi Bektaşi Kültür ve Cem evi başkanlığına karşıyız demek tam bit tutarsızlıktır.
Hakikatleri dillendirmek sadece cesaretli olmak ile ilgili bir durum değildir, vicdan ile ilgili, karakter ve ahlak ile ilgili bir durumdur.
Kurum yöneticilerinin geliştirdiği bu ilişkileri konuşan yok, bu yanlışlara itiraz eden yok, her zamanki gibi alışılmış sözler ile günü kurtarmanın derdindeler.
Pir Sultanın itleri haram yemez, düşkünler, içimizdeki hainler, hınzır paşalar vb. gibi söylemlerle devletin Alevileri teslim alma, asimile etmesinin önüne geçemezsiniz.
Devletin ya da AKP’nin genel anlamda Alevileri teslim alma, dönüştürtme, asimile etme çalışmalarını boşa çıkarmak için etkin bir mücadele, sistemli bir çalışma ortaya koymak gerek.
Aşk ile Kalınız
Nurten Yalnız


















































































