PİRYOL – Alevi öğretisi ile mevcut örgütlenme modeli arasında yaşanan uyumsuzluktan kaynaklı Alevi hareketinin bir tıkanma yaşadığını ifade eden Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı Turgut Öker, “Kendi ilkelerine dayanmayan bir yapı, o yolu taşıyamaz” dedi.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı Turgut Öker, sosyal medya hesabından Alevi hareketinin içinde bulunduğu tıkanıklığa ilişkin bir değerlendirmede bulundu.
Öker’in sosyal medya hesabından paylaştığı “KENDİNE ÖZGÜ ÖĞRETİSİ OLAN ALEVİLİĞİN ÖRGÜTLENME MODELİ DE KENDİNE ÖZGÜ OLMALIDIR” başlıklı yazısı şöyle:
“Alevî hareketi bugün ciddi bir tıkanma yaşamaktadır. Bu durum geçici değildir ve görmezden gelinerek aşılamaz. Sorun açıktır: Aleviliğin öğretisi ile kurduğumuz örgütlenme modeli arasında bir uyumsuzluk vardır. Kendi ilkelerine dayanmayan bir yapı, o yolu taşıyamaz.
Bugün mesele kişiler değil, kurduğumuz modelin artık işlememesidir.
1990’lı yıllarda oluşturduğumuz yapı kendi döneminde gerekliydi. Görünürlük sağladık, kurumlar kurduk ve bir zemin oluşturduk. Bu emeğin değeri tartışılmaz. Ancak bugün aynı yapı ilerlemeyi sağlamıyor, aksine bizi durduruyor.
O dönemde elimizde başka bir model yoktu. Bu nedenle dernekçilik esas alındı. Ancak zamanla Alevi öğretisinin yerine, dernekler masasının tüzük maddelerini esas alan bir örgütlenme anlayışı hâkim hale geldi. Bugün yaşadığımız tıkanmanın önemli nedenlerinden biri de budur.

Temel sorun, Aleviliğin rızalık ve eşitlik anlayışı ile kurduğumuz hiyerarşik yapı arasındaki uyumsuzluktur. Mevcut sistem kararları merkezde toplamakta, katılımı zayıflatmaktadır. İnsanlar kendini sürecin dışında hissetmektedir.
Zamanla araçlar amaç haline gelmiştir. Kurumlar, temsil ettikleri değerleri güçlendirmek yerine kendi varlıklarını sürdürmeye yönelmiştir. Bürokrasi öne çıkmış, yol geri çekilmiştir.
Federasyon ve konfederasyon modeli bu mesafeyi daha da büyütmüştür. Taban ile yönetim arasındaki bağ zayıflamış, kapalı bir yapı oluşmuştur. Yöneticilik geçici bir sorumluluk olmaktan çıkmış, kalıcı bir konuma dönüşmüştür.
Bu durum en çok gençleri etkilemektedir. Gençler bu yapı içinde kendine yer bulamamaktadır. Oysa geleceği onların katılımı belirleyecektir.
Bugün açıkça görülmektedir ki bu yapı, olduğu haliyle geleceği taşıyamamaktadır.
Çözüm sıfırdan temelsiz bir model icat etmek değil, kendi özümüze dönmektir. Alevilik; rızalık, şeffaflık ve katılım üzerine kurulu bir yoldur. Dergâh geleneği bu anlayışı taşır; katılımı ve hizmeti esas alır.
Ocak geleneği de bu yapının önemli bir parçasıdır. Bu geleneğin yaşayan temsilcileri, talipleriyle bağlarını sürdürerek varlığını devam ettirmelidir.
Son yıllarda mevcut tıkanmayı aşmak için gündeme getirdiğimiz Rıza Şehri projesi, katılımı ve hizmeti esas alan, yerelden yükselen bir örgütlenme anlayışını ifade etmektedir.
Gelinen noktada durum nettir. Kurduğumuz model sınırına ulaşmıştır. Aynı anlayışla devam etmek mümkün değildir.
Ya kendi özümüze uygun bir örgütlenmeyi yeniden kuracağız, ya da bu bürokratik yapı zamanla daha büyük sorunlar yaşayacaktır.
Bu sorunların bir an önce çözümü için, yıllardır karar mekanizmalarında yer alanların, dile getirdiğimiz bu tartışma başlıklarına karşı saldırıya geçmek yerine, söyleyecek sözleri varsa medeni bir tartışmaya katılmaları daha faydalı olur.”



















































































