Bir kaşık suda fırtına koparılıyor. Biz İslam’ın içimiyiz, dışı mıyız, özü müyüz?
Çok şükür en sonunda bir noktaya gelindi biz Müslüman değiliz, Aleviyiz yeni farkına varıldı ve son nokta kondu.
Alevilere bundan sonra hiç bir şey olmayacak, asimilasyon bu sayede bitti.
Bir toplum ancak bu kadar aldatılır.
Toplumu aldatanları biliyoruz da, aldananlar ne yapıyor, esas sorun bu.
Alevilik o kadar rahat tanımlanacak, bir cümleyle ifade edilecek kadar kolay değildir. Önce oturduğunuz tahtan bir inmeniz, benlikten, kibirden arınmanız gerek.
Dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış, farklı kültürler ile etkileşimde bulunan aleviler var, Çok çeşitlilik içinde yol bir sürek bin bir anlayışı ile inançlarını yaşayan canları tek tip bir kalıp içine sıkıştırmak, tekçi, inkarcı zihniyette hizmet etmektir.
Aleviliği sadece kendinden ibaret görenler alevi toplumunun ayrıştırılmasına zemin hazırlıyorlar.
İnsanın yaşam tarzı o insanın nereye, hangi gruplara dahil olduğunu belirler.
Aleviler yaşam tarzları, gelenek ve görenekleri ile cemlerindeki düzeniyle, kadınlı, erkekli semah dönmeleriyle, bağlamalarıyla Alevi’ce yaşıyorlardı.
Bin yılların baskısına, zulmüne, kırımına rağmen biz İslam’ın içindeyiz, dışındayız, özüyüz, hiç bir ilişkimiz yoktur diyen bütün aleviler cemini, semahını, deyişlerini, darı didarını, ziyaretgahlarını, ikrarını, müsahibini, Pir talip ilişkisini, ocağını, Hızırını terk etmedi, Cami ye gitmedi, beş vakit namaza durmadı, kadını arka plana itmedi küçük yaşta ki kız çocuklarını kendisine eş etmedi, çok eşliliği kabul etmedi,
Alevice yaşayan bu aleviler nasıl olur asimilasyona uğramakla suçlanır, İslamcı olarak tanımlanır.
Bütün inanç gruplarında farklı düşünen insanlar vardır, bu aleviler içinde böyledir. Alevi toplumu yek pare bir topluluk değildir.
Alevi topluluklarında Hz Ali ve Kerbela’da katledilen Hz.Hüseyi’ne yükledikleri anlam, biçtikleri misyon İslam’daki anlayıştan apayrıydı,
Esas asimilasyon gizleniyor, gözden kaçırılıyor.
Bugün aleviler için en büyük tehlike kültürel yozlaşma ve çürümedir. Bir toplum kültürel yozlaşmaya müsait bir hale gelmişse, Asimilasyon kaçınılmazdır.
Çıkar ve menfaat elde etmek için kurumların geçim kaynağına dönüşmesine kimse itiraz etmiyor, kaybedilen Deprem bağış paralarının akıbetini kimse sormuyor, bu çürümüşlükten, yozlaşmadan daha büyük bir asimilasyon nasıl olabilir?
Kurum içerisinde adamcılık var, bölgecilik var, iftira var şaibe var, hesap veren yok, hesap soran bir kaç can var onlarda bölücü, hain, tüm. olumsuzluklara karşı yolu savunması gereken dedeler sesiz, yönetici ne derse onu yaparlar sonra biz Alevileri asimilasyondan kurtaracaklar.
Alevileri Asimilasyondan kurtarmak isteyenler öncelikle Alevilerin nasıl asimile olduklarını görmeleri, farkında olmaları gerek.
Uygulamalarınız, yaptıklarınız ortadayken Alevi olsanız ne olur, olmasanız ne olur.
Alevi toplumu rıza toplumudur, bugün kurumlar içerisinde yaşanan durum, ortaya çıkan tablo adım adım rızalık anlayışından uzaklaştığımızın kanıtıdır.
Asimilasyonu farklı yerlerde farklı gerekçeler de aramanın bir gereği yoktur. Rızalık’ tan, haktan, hukuktan, kopan toplum başkalaşmıştır, Asimile olmuştur.
Sen sensin Ben benim desen ne fayda!
Aşk İle Kalınız
Nurten Yalnız

















































































