Hesap vermemek için her yöntem deneniyor.
Alevi örgütlenmesi üzerine, yoluna, öğretisine ilişkin tanımlamalar yapılıyor, aleviler nerede, nasıl davranırlar, davranmalılar gibi birçok açıklamalara tanık oluyoruz.
Alevi Pirleri, Mürşitleri, Hak aşıkları yolu, yordamı belirlemiş, deyişlerde, nefeslerde, özlü sözlerde, muhabbet meydanlarında, hak kelamlarında dile getirmiş, Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok.
Yol beli, Yol Rızalıktır, yol ikrardır, yol eline, beline, diline sahip olmaktır, yol haksızlığa karşı hak bilmek, mazlumun yanında olmaktır, yol her koşulda halkın emeğini, alın terini savunmaktır, yol dar didar olmaktır, yol yârin yanağından gayri her şey ortaktır, yani her bir canın eşit yaşadığı, dünya nimetlerini eşit bölüştüğü rıza şehrine varmaktır.
Yolumuzda, öğretimizde bir sorun yok, yolun mürşitleri, talipleri bu ilkelere, kurallara uymuşlar, yaşama geçirmişler.
Pirimiz Yunus Emre’nin Bu dergaha eğri odun giremez sözü her şeyi ortaya koyuyor.
Sorgulanması gereken bu kurallar, kaideler bugün neden uygulanmıyor, neden bu kurallara uyulmuyor, bunlara cevap vermek gerekiyor, buna çok net, cesur cevaplar verildiğinde o zaman sorunların kaynağına inmiş oluruz.
Alevi kurumlaşması bizim anladığımız ocaklık ya da dergah yapılanmasını terk etmiştir.
Alevi kurumsallaşması günümüzde dernekçiliğe kültürel bir anlayışa indirgenmiş.
Dolayasıyla pir talip ilişkileri kopmuş, uygulamada Alevi öğretisi ile ilgili bütün ritüeller, kurallar terk edilmiş kafa kol ilişkileri hakim olmuş, rızalık anlayışı ortadan kalkmış, birileri buralarda kendilerine iktidar alanı açmış, iktidarlaşan bu yapı şeffaflıktan, hesap verebilir olmaktan uzaklaşmıştır.
İktidarlaşan bir yapıda yolun kaidelerini, kuralarını hayata geçiremezsiniz, dar didar olamazsınız, hesap vermesini, şeffaf olmasını bekleyemezsiniz.
Deprem bağış paraları ile ilgili takınan tavır, ortaya konulan tutum bu yapılanmanın nereye evrildiğini, Federasyon yöneticilerin yol gibi bir dertlerinin olmadığını fazlasıyla anlatıyor.
Yolun kaidelerini, kurallarını terk edenler, yolun kurallarına uymayanlar, kurumları kendileri için geçim kapısı haline çevirenler tekrar, tekrar tekrar dönüp yolun kurallarını bizlere hatırlatmasınlar.
Rıza lığı bitirdiniz, dar didar olmazsınız, hesap vermezsiniz, sonra emperyalistlerin mahkemesine gidilmez diyeceksiniz.
Tam bir tutarsızlık, riyakarlık örneği.
Ne yapacaktık peki?
Gizli tutacaktık, el alem duymasın, duyulmayınca dürüst davranmış mı olacağız, emek hırsızı olunmayacak mı?
Bir yandan alevi mücadelesi hak mücadelesidir, eşitlik mücadelesidir, rızalık mücadelesidir, emek mücadelesidir denilecek öte yandan gasp edilen emeği savunan, halkın lokmalarını kimlere verdiniz diye sorgulayanları, hesap isteyenlere ayar vermeye kalkacaksınız.
Alevi örgütlenmesi bir tarikat yapılanması değildir, bizlerde tarikatlarda olduğu gibi tarikat şeyhlerinin müritleri, kulları değiliz.
Üç yıldır hesap vermeyenler, hesap vermekten kaçanlar, sorunlar yargıya taşınınca Dar meydanını aklına getirmişler, sahi siz bundan önce neredeydiniz?.
Aşk ile Kalınız
Nurten Yalnız.


















































































