Çorum Cem evi yöneticileri önemli bir projeyi yaşama geçirmek için çok değerli çalışmalar içindeler, bu çalışmaya omuz veren katkı sunan canlar gecesini gündüze katarak emek veriyorlar, bu emek önünde saygı duyulur ancak.
Bu çalışmanın adı rıza şehri. Kimileri bu isimlendirme üzerinden, bu çalışmayı eleştiriyor, değerlendirmeler yapıyor, her eleştiri ve değerlendirme anlamlıdır, eleştiri insanı geliştirir, iyileştirir. Rıza şehri komünal ortak yaşamı amaçlar, bu emeğin ortaklaşmasıdır, birlikte üretmektir, paylaşmaktır, bu isim çok iddialı görünebilir bu anlamıyla, ancak burada hayatta geçirilen, geçirilmek istenen çalışma alevi toplumu, alevi dostlarının ortaya koydukları emekler üzerinden yükseliyor. Bu anlamda insanların kendi gönlünden akanı ortaya koymaları tamda rızalığı anlatır. Bu çalışmaya farklı bir açıdan bakmak gerekiyor.
Alevi toplumu üniversite kentlerinde öğrencilerin barınacağı yurtları, yaşlı insanlara bakım evleri, çocuklara kreş kurmayı gündemine almadı.
Bu çalışma bu anlamda bir örnek teşkil ediyor, Alevilerin ufkunun açılmasına katkı sunuyor.
Aleviler, sosyal demokratlar vb. yurt konularını gündeme almazken bu alanları tarikatlar doldurdu, alevi, sol sosyal demokrat cenahta olan öğrenciler tarikatçıların yurtlarında kalmak zorunda kaldılar, tarikatçılar buralarda örgütlendiler. Sorunlara çözüm aramayanlar tarikatları, tarikatçıların yurtlardaki uygulamalarını sadece eleştirdiler, basın açıklamaları ile yetindiler, bir yurt açmayı gündemlerine almadılar, bu çalışma sadece bu amaçtan dolayı takdiri hak ediyor. Yaşlı insanlarımıza hizmet sunan, içinde çocuklara yönelik kreşlerin olduğu bir çalışma, her alevinin sahiplenmesi gerektiğine inanıyorum.
Bu çalışmalara burun ucuyla bakanlar, öncelikle bu somut çalışmaların toplumsal örgütlenmeye katacağı değeri kavrama bilincine sahip olmayanlardır.
Her can bu çalışmaya kendi gücü oranında omuz vermeli katkı sunmalıdır. Bu hizmet çok gecikmiş, ertelenmiş bir hizmettir. Bu hizmetler çoğaltılmalı, Cem evleri yöneticileri, aleviler bu tür çalışmalara yoğunlaşmalı, hamasetlerle, sloganik konuşmalarla ne aleviler örgütlenir nede Asimilasyon engellenir. Etkin çalışmalarla, böylesine somut işlerle ancak asimilasyonu boşa çıkarabiliriz.
Devletin Asimilasyon politikalarına karşı oldukları iddiasını taşıyan her alevi kurumu bu türden somut projeler hayata geçirmeli, bu başarıldığında, tarikatların en önemli örgütlenme alanlarına yöneldiğinizde işte o zaman devletin asimilasyon politikalarına set çekmiş olursunuz.
Bu projenin finans kaynakları nasıl olacak sorusu doğal olarak birçok insanın zihnini meşgul ediyor. Aleviler, sosyal demokratlar, ilerici aydın kesimler, iş insanlarımızın katkıları, uluslararası proje fonlarından yararlanmak, bu alanlarda gönüllü hizmet verebilecek insanları yan yana getirmek suretiyle finansal sorunlar çözümlenebilir.
Bu kapitalist düzende Rıza Şehri’ni hayatta geçirmek mümkündür, ortak, kolektif yaşama inananlar emeklerini, kazançlarını ortaklaştırıp birlikte yaşamayı, paylaşmayı başardıklarında Rıza Şehri ni yaşamak imkansız değildir, bunu yaşamak için bir sosyalist devrimi beklemeye gerek yok.
Aleviler özel mülkiyetin hüküm sürdüğü zamanda kendi dergahlarında bu şehri kurmuştur, Şeyh Bedreddinler, Kemal Torlaklar Rıza Şehri’ni Osmanlı’nın hüküm sürdüğü bir zamanda hayatta geçirmişlerdir.
Bu değerli çalışmanın önemsenip örnek alınacağını umuyorum. Bu çalışmaya imza koyan, destekleyen tüm canların emekleri var olsun.
Aşk ile Kalınız
Nurten Yalnız



















































































