PİRYOL- Cemevlerinde Alevi öğretisine bağlılık noktasında yaşanan eksikliklere dair gözlemlerini aktaran Yazar Mehmet Kabadayı, “Yol’un değerlerine ve ilkelerine uymama ve değerlerin içinin boşaltma durumu son 5 yılda daha da görünür oldu. Bu durum genellikle “Belediyelerle yapılan kontrolsüz ilişkilenmenin” sonucunda “Cemevi” yapımı da (“festivaller, etkinlikler ve benzeri durumlar”) her alanda hız kazandı” dedi.

Yazar Mehmet Kabadayı “Getirildiğimiz yer” başlıklı yazısıyla Cemevlerinde Alevi öğretisinin özgün yapısıyla ne kadar korunduğuna ve temel değerlere ne kadar bağlı kalındığına ilişkin gözlemlerini paylaştı.
Yazar Mehmet Kabadayı’nın “GETİRİLDİĞİMİZ YER” başlıklı yazısı şöyle:
“Günümüz de gerek içeriği gerekse uygulamaları itibariyle, “mevcut Cemevlerinde” Hakikat Yol’u (Alevi) inancının (öğretisinin) temel değerlerinin ve özgün yapısının ne ölçüde yansıtıldığı ya da yansıtılmadığı sorgulamalara ve tartışmalara yol açıyor. Naçizane bende alanda yaptığım çalışmalarda, gittiğim birçok “Dergâh ve Cemevi ve de Dernekler de” açık bir şekilde Yol’un değerlerine ve ilkelerine uyulmadığını ve değerlerin (İkrar, Rızalık, Cem, Semah, Lokma vb.) içinin boşaltıldığını açık bir şekilde gözlemliyorum. Açık bir şekilde gözlemlediğimiz bu durum, bir toplumsal belleğin, felsefik ve kültürel değerlerin erimesi anlamına gelmektedir. Bütün bunlar gerçekten çok acı bir durumdur!
Yol’un değerlerine ve ilkelerine uymama ve değerlerin içinin boşaltma durumu son 5 yılda daha da görünür oldu. Bu durum genellikle “Belediyelerle yapılan kontrolsüz ilişkilenmenin” sonucunda “Cemevi” yapımı da (“festivaller, etkinlikler ve benzeri durumlar”) her alanda hız kazandı. Burayla birlikte “Alevi – Bektaşi Kültür Ve Cemevi Başkanlığı”da bu alanda etkili olmaya başlayarak, başta “Muhtarlar aracılıyla köyler de bulunan “Cemevleri” olmak üzere her tarafa el attı. Devamında da kimi kurumlara maddi kaynaklar aktardığını açıkladı ve konuya dair şemayı da kamuoyuyla paylaştı.
Ta başından itibaren açıktan bu kurumu destekleyip ilişki içinde olan kimi “Alevi Kurumları” olduğu gibi bu kuruma ve bu kurumun işleyişine karşı olduğunu söyleyen kimi “Alevi Kurumları”da oldu. Bu her iki anlayış içinde (destek olanlar ve karşı çıkanlar) samimi olanlar olduğu kadar samimi olmayanlarda yok değildi. Asıl beni ve benim gibi düşünenleri ilgilendiren konu şuydu; bu kuruma karşı olduklarını ve asla kabul etmeyeceklerini ve de asla görüşmeyeceklerini söyleyenlerin tutum ve davranışlarındaki çelişkilerdi.
Başından beri bu kurumu asla kabul etmeyeceklerini ve de asla görüşmeyeceklerini söyleyen bir Kurumun (Federasyonun) bileşeni olan bir “Dernek=Cemevi” başkan ve yöneticilerinin bu Başkanlık yöneticileriyle görüşmeler yaptığı iki gün önce kamuoyuna yansıdı. Yapılan bu görüşme son iki gündür gündem de yerini alarak tartışmalara ve sorgulamalara yol açtı… Evet, bütün bunlar, ne isteyip ya da istemediğini net olarak ortaya koyamamaktan kaynaklanıyor diye naçizane düşünüyorum.
Geldiğimiz noktada birilerini suçlayarak ya da yargılayarak ve son yıllarda olup bitenleri de yok sayarak işin içinden çıkıp, kurtulamayız. Bütün bu olup bitenler karşısında topyekûn olarak bir arınmaya ihtiyacımız olduğu kaçınılmaz bir gerçekliktir. Arınma için de acilen topyekûn olarak bir özeleştiriye ihtiyaç var. Yani Yol ve erkân diliyle söyleyecek olur isek acilen dâr-didar olmaya ihtiyaç var.
Sevgiyle. Aşk ile.
#yol
#ikrar
#hakikat”




















































































