Laiklik, Devleti’n din ve inançlar karşısında tarafsızlığını, din ve inanç özgürlüğünü esas alan, din ve devlet işlerinin ayrılmasını öngören hukuki/siyasal bir ilkedir. Aynı zamanda inanç özgürlüğü, her hangi bir dine ve inanca inanmayanın da özgürlüğü ile ilgilidir. Bu çerçevede herkes yani her yurttaş kanun önünde bütüncül bir şekilde eşittir. Tüm yurttaşların din, inanç ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır.
Laiklik İlkesi Bakımında Din ve Vicdan Özgürlüğü: Herkesin inancını özgürce yaşayabilmesi, ibadet edebilmesi ve inancını devlet zoruyla değiştirmemek zorunda olmamasıdır. Laik devlet bu özgürlüğün garantisidir. Laiklik İlkesi Bakımında Din ve Devlet İşlerinin Ayrılması: Devletin, dini kurumların ve siyasetin birbirinden bağımsız olmasıdır; devlet din adına karar almaz, din de devlet yönetiminde söz sahibi olmaz. Laiklik İlkesi Bakımında Devletin Tarafsızlığı: Devletin, tüm dinlere ve inançlara (öğretilere) karşı eşit mesafede durarak (kalarak), hiçbirini kayırmaması ve hiçbirinden yana taraf olmaması demektir. Laiklik İlkesi Bakımında Akıl ve Bilim Temelli Hukuk: Devlet düzeninin akıl ve bilime dayanması, yasaların kaynağı Din’e değil, insan aklına ve bilime dayanmasıdır.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurulma süreci ve günümüzdeki durumu; 1920 yılında Ankara Hükümeti kurulduğunda, İstanbul’daki Şeyhülislamlık yerine “Meşihat, Şer’iye ve Evkaf Vekâleti” adıyla bir bakanlık ihdas edilmiş. Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte, kurucu kadrolar Osmanlı’dan devralınan bu yapıyı Cumhuriyet’in kuruluş felsefesine (tekçilik) uygun olarak dönüştürmeyi hedeflemişler. Bu dönüştürme için 3 Mart 1924 tarihi ve kritik gündür! Bu tarihte çıkarılan kanunlarla Halifelik kaldırılmış, Şer’iye ve Evkaf Vekâleti lağvedilmiş, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim birleştirilerek medreseler kapatılarak yeni bir döneme geçilmiştir.
Aynı gün, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi gereği devlet-din ilişkilerini kendine özgü bir modelle yapılandırmak ve din alanını yeniden düzenlemek için lağvedilen Şeriyye ve Evkaf Vekaleti’nin yerine Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 429 Sayılı Kanun’la Başvekâlet’e (Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığına) bağlı bir teşkilat olarak Diyanet İşleri Reisliği kurulmuş. Diyanet’in kuruluş amacı; din hizmetlerinde devamlılığı sağlamak ve en önemlisi, “dini alanı devletin kontrolü” altında, “seküler”, merkeziyetçi ve “tekçi” bir bakış açısıyla yeniden şekillendirmek ve yönetmek. Bu yönüyle Diyanet’in görev tanımı kısaca şöyledir: İslâm dininin inançları, ibadet ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmekle görevlidir.
1950’de Demokrat Parti iktidarıyla birlikte çıkarılan 5634 Sayılı Kanun’la kurumun adı “Diyanet İşleri Başkanlığı” olarak değiştirilmiş. 1961 Anayasası’nın 154. maddesi ile DİB, Anayasal bir kurum haline getirilmiş ve genel idare içinde yer almıştır. 1965 tarihli 633 Sayılı “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”, kurumun bugünkü yapısının temelini atmış ve görevini ‘İslâm dininin inançları, ibadet ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek’ şeklinde tanımlamıştır. 1982 Anayasa’sının 136. Maddesinde de “Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek görevleri yerine getirir” hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü gibi Anayasa Madde: 136 “laiklik ilkesi doğrultusunda” diyor! Oysaki laiklik ilkesi doğrultusunda baktığımızda, bütün yurttaşlardan toplanan ortak vergilerle finanse edilen böylesi bir kurumun olmaması gerekir. Laik ve demokratik bir devlet’te böylesi bir kurum olmaması gerekirken aksine her hecen yıl bütçesi artırılarak daha da güçlendirilmiş. 2010 yılında 6002 Sayılı Kanun’la yapılan son büyük değişiklikle DİB’in teşkilat yapısı müsteşarlık seviyesine yükseltilmiş, görev alanı Cami dışı hizmetleri, radyo-televizyon yayınlarını da kapsayacak şekilde genişletilmiş ve uluslararası alanda etkin rol oynamasının yasal zemini güçlendirilmiştir. 9 Temmuz 2018 yılında de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına bağlanmıştır.
Zaman içinde görev ve yetki alanı genişleyen ve devasa bir bütçeye sahip olan bir kuruma dönüştürülen Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB), günümüzde Cumhurbaşkanlığı’na bağlı, merkezi ve taşra teşkilatlarında on binlerce personeli bulunan bir kurumdur. 2026 yılı itibarıyla Diyanet’e genel bütçeden ayrılan pay 174 milyar 389 milyon 341 bin TL’dir. Diyanet bu “devasa” bütçesiyle birden çok Bakanlığı geride bırakan bir kamu kurumudur. Diyanet’in geride bıraktığı bakanlıklar ve bütçeleri şöyle: İçişleri Bakanlığı (119.5 milyar TL), Dışişleri Bakanlığı (46.8 milyar TL), Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (167.2 milyar TL), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (23.4 milyar TL), Kültür ve Turizm Bakanlığı (50.8 milyar TL), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (99.1 milyar TL), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (163.8 milyar TL), Ticaret Bakanlığı (76.1 milyar TL). Burada şu soruları sormakta fayda var diye naçizane düşünüyorum: 1- sürdürülen bu durum laiklik ilkesiyle bağdaşan bir durum mudur? 2- Bir dini kurumun genel bütçeden (ortak vergilerle) finanse edilmesi ne anlama gelmektedir? 3- Sürdürülen bu durum din, inanç özgürlüğü ve eşitlik ilkesi açısından ne kadar doğrudur?
Sonuç olarak: Farklı dinlerin, inançların, öğretilerin, kültürlerin bir arada barış içinde yaşamasının güvencesi olarak görülen laiklik ilkesi, devletin hukuksal, siyasal ve kamusal alanda tarafsızlığını ve dinin bireysel vicdan alanına çekilmesini ifade etmektedir. Bu anlamıyla da Laik ve Demokratik Cumhuriyet’in bir dini, bir inancı olmaz, bütün din ve inançlara eşit mesafede durur, hiçbir dinin ve inancın tarafı olmaz, yurttaşlardan toplanan vergilerle hiçbir dini ve inancı (öğretiyi) finanse etmez ve merkezi bütçeden din görevlilerine maaş ödemez… Sevgiyle. Aşk ile.
EKLER

Gözleri bağlı olarak, bir elinde terazi ve diğerinde kılıç tutan kadın heykeli (Adalet Tanrıçası) tarafsızlığı simgelemektedir. Tarafsızlığı temsil eden “adalet terazisi”, antik çağlardan beri hukukun üstünlüğünü, tarafsızlığı, dengeyi ve hakkaniyeti simgeleyen evrensel bir semboldür.
KAYNAKLAR:
1- https://tr.wikipedia.org/wiki/Diyanet _İşleri-Başkanlığı.
2- https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/867667
3- https://dergipark.org.tr/tr/pub/tkhcbva/article/1698416
4- https://piryol.com/makale/cumhuriyet-ve-aleviler-2.html
5- https://siyasipartikararlar.anayasa.gov.tr/SP/1997/3/1.
6- https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2010/07/20100713-2.htm
7- https://www.evrensel.net/haber/586566/diyanetin-2026-yili-butcesi-8-bakanligi-geride-birakti.


















































































