Toplumsallaşma nedir? Emilio WİLLİEMS, toplumbilim sözlüğünde (Dictionnaire de Sociologie, Paris, 1961) toplumsallaşma kavramını şöyle açıklayıp açıklamaktadır: “Bireyin, yalnızca biyolojik bir varlık olmaktan çıkıp belli bir topluma ve belli kümelere bütünleştirilmesi sürecine toplumsallaşma süreci denir” diyor. Toplumsallık insanlığın en doğru rotasıdır. Toplum adı verilen bir arada yaşamak, insanın doğal yapısı gereği olan toplumsallıktadır. Toplumsal bilincimiz varlık olarak yaşamın gereğidir. Açıkçası toplumsallık insanın düzeneğidir. Tıpkı güneşin enerjisini etrafındaki gezegenlere eşit bir şekilde dağıtması gibi.
Bugün insanın kendini kargaşadan (kaostan) kurtaramaz durumda olmasının ve toplumsal olarak bunalım yaşamasının nedenlerinin başında insanlığın kendi toplumsallığından uzaklaşmasından kaynaklanmaktadır desek her halde yanılmış olmayız. Doğası gereği toplumsallığın doğasında özgürlük ve eşitlik sorunu yoktur. Oysaki toplum bugün doğadan koparılarak “demir kafese” hapsedilmiş durumdadır. Oysa insan gerçekliği toplumsal varlıkla ifadesini bulur. Toplumsal varlık kalıplara sığmayacak kadar özgür ve özgündür. Toplumsal yaşamın görsel (görünecek) alanı ise siyaset alanıdır. Siyasi yaşamın varoluş nedeni ise özgürlüktür, bu özgürlük demokratik alanda yapılan eylemsellikle tecrübe edinir. Fakat eylem ve söylem birbirine tezat oluşturmamalıdır. Eğer eylem ve söylemde bir tezatlık oluşturulmuş ise orada ikiyüzlülük var demektir. Unutmayalım ki; ikiyüzlülüğün olduğu yerde de toplum manipüle ediliyor demektir…
Aynı zamanda toplumsallığın temel işleyiş dinamikleri ahlak ve politika etkenleridir. Toplumsallıkta işlevsel ve etkin olan da bu iki alandır. Bunlardan birisi yaratıcılığı doğru olanı sürekli esas alırken bir diğeri de iyi olanı sağlar. Bu ikisinin sentezi de güzel olanla taçlandırılır. Bu üç kavram (iyi, doğru ve güzel) geçmişin yeniden inşa edilmesinde kilit kavramlardır. Yani kaybettiğimiz şeyi (değerlerimizi) tekrar kaybettiğimiz yerde bulmanın anahtarıdır. Bu anlamıyla toplumsallık insanın iyi, doğru ve güzel olmasını sağlayan sığınak gibidir. İyi insanidir, güzel toplumsallığın icadıdır, doğru ise her ikisinin tarihsel gelişimi ve varoluş gerçeğidir. Sevgiyle. Aşk ile.



















































































