PİRYOL – Yeni eğitim öğretim yılı ile birlikte gündeme gelen öğrencilerin kırtasiye giderleri ve diğer harcamalarına dikkat çeken Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, dar gelirli yurttaşların yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme taşıdı.

Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, yeni eğitim öğrettim yılı ile birlikte gündeme gelen öğrencilerin kırtasiye giderlerine ilişkin açıklamada bulundu.
Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun kırtasiye giderleriyle ilgili yaptığı açıklama şöyle:
“Diyarbakır’da bir kırtasiye dükkanındayım. Eğitim-öğretim yılı başladı. Burada fiyatları bizzat öğrenmeye çalıştım, gelen velilerle görüştüm. Ortaya çıkan tablo gerçekten ağır.
Öncelikle şu rakamları belirtmek gerekiyor: Asgari ücret 28 bin lira, en düşük emekli maaşı 23 bin lira, açlık sınırı 37 bin lira. Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ise yaklaşık 121 bin lira.
Türkiye’de ailelerin yaklaşık yüzde 13’ü sürekli yoksulluk içerisinde. Çocukların yaklaşık yüzde 36’sı ise yoksulluk ve sosyal dışlanmışlık içerisinde yaşıyor.
Eğitim-öğretim yılı böyle bir ortamda başladı.
Burada sorduğum en düşük kırtasiye maliyeti, bir ilkokul öğrencisi için 3 bin ila 8 bin lira arasında. Sadece başlangıçtaki kırtasiye masrafından söz ediyorum.
Giyim masrafı da yine 3 bin ila 8 bin lira arasında.
Bir öğrenci sabah okula gidiyorsa, gün içerisinde en az 150 lira harcamak zorunda. Bir tost, bir ayran ve bir su parası. Bunu aylık hesapladığınızda en az 2 bin 500 lira yapıyor.
Bunların içerisinde okullara yapılan yardımlar, taşıma ücreti ve diğer ekstra masraflar yok.
Peki, bu yoksulluk içerisinde bir aile bütün bunları nasıl karşılayacak? Bir öğrencisi olan nasıl karşılayacak, iki öğrencisi, üç öğrencisi olan nasıl karşılayacak?
Eğitim-öğretim yılı, çocuklarımız açısından böyle bir ekonomik tablo içerisinde başladı.
Eğitim emekçilerinin, öğretmenlerin ve diğer çalışanların durumu da maalesef yoksulluğun dibinde. Eğitim-Sen’in, Eğitim-İş’in ve Memur-Sen’in bu konuda açıkladığı rakamlar var.
Türkiye, bu iktidarın 25 yıllık yönetiminin sonunda yoksulluğun ve açlığın dibini yaşıyor. Bunun eğitimdeki karşılığı ise fırsat eşitsizliği. Eğitimde fırsat eşitliği açısından da rakamlar gerçekten çok kötü.
Bütün bu koşullara rağmen eğitim-öğretim yılına başlayan bütün çocuklarımıza ve gençlerimize başarılı bir eğitim yılı diliyorum. Eğitim emekçilerimize de kolaylıklar ve başarılar diliyorum.”

















































































