PİRYOL – Partisinin MYK toplantısı gündemlerine ilişkin konuşan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sürecin bundan sonra hızlanması gerektiğini belirtti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin devam eden Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı gündemlerine dair parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.
Abdullah Öcalan’a karşı geliştirilen 9 Ekim Uluslararası Komplu’nun yıl dönümüne dair konuşan Ayşegül Doğan, komplonun amacının özellikle Kürt ve Türk halklarını karşı karşıya getirmek ve Türkiye’deki iç barışı hedefleyerek Ortadoğu’da da barışı imkansız hale getirmek olduğunu söyledi. Ayşegül Doğan, “28’inci yıl dönümünde bu komplo nihayete ermeli. Bu komplonun nihayete ermesi ancak kalıcı barışı başarmamızla mümkün olabilir” dedi.
‘YALNIZCA BİR FİNANS SKANDALI DEĞİL’
Türkiye’de yalnızca bir finans skandalı ile karşı karşıya kalınmadığını ifade eden Ayşegül Doğan, devamla şunları söyledi: “Aynı zamanda bir sistem krizi ile de karşı karşıyayız. Kamusal denetimin ve siyasal sorumluluğun sorgulanmasını gerektiren ciddi bir meseledir, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı mesele. Apaçık bir sistem krizi var ve ekonomik kriz derinleşiyor. Açlık, sefalet, işsizlik, borçluluk hali Türkiye’de tarihin en yüksek seviyelerine çıkmış durumda. Bir tarafta bir ekmek bulamayanlar bir ekmeğin bir bardak sütün mücadelesini veren aileler ve çocuklar öteki taraftaysa sorgulanmadığı, denetlenmediği için değil, sistemsel olarak böyle olduğu için giderek sermayesine sermaye katanlar var. Bu konudaki gerçeklerin açığa çıkması için de bu takibi sürdüreceğiz. Bu konudaki mücadelemizi de sürdüreceğiz. Her ne kadar Meclis bu konuda araştırma komisyonu kurmamaya karar vermiş olsa da biz bu konunun araştırılması, Meclisin bu konuya dair seyirci kalmaması için elimizden geleni yapacağız.”
GÖZLER MECLİS’TE
Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunun gereklerinin yerine getirilmesine ilişkin uyarılarda bulunduklarını kaydeden Ayşegül Doğan, “Biz de buradan Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş’a bir çağrı yapmak istiyoruz; bir an önce yasanın da öngördüğü izleme komisyonu süreci destekleyecek, güçlendirecek, diğer siyasi partilerin temsiliyetlerinin sağlanabileceği, kapsayıcılığın ve çoğulculuğun sağlanabileceği bir yöntemle bir an önce bu kuruluş çalışmaları tamamlanmalı ve Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş siyasi partilerle görüşmek için gerekli ziyaretleri tamamlamalıdır. Yine bu görüşmelerde öneriler alınmalı, usul, esas ve çalışma ilkeleri belirlenmelidir. Aynı zamanda yöntem kamuoyu ile paylaşılmalıdır” diye kaydetti.
BUNDAN SONRA SÜREÇ HIZLANMALI
Ayşegül Doğan devamla şunları söyledi: “Çok tartışılan konuşulan ne oldu? Neler oluyor? Geri çekilme sağlandı mı? Sağlanmadı mı? Bu sorulara dair dün Hareket Yönetimi imzasıyla bir açıklama yapıldı. Örgütün feshi, silahların yakılarak imha edilmesi gibi tarihi adımların yanı sıra çerçeve yasadan itibaren Türkiye sınırları içinde ve dışında yani sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerini çektiğini ve böylece Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejisinin gereklerini tümüyle yerine getirdiğini belirtti. Bu saatten sonra çerçeve yasanın uygulanmasına ilişkin belirsizlikler artık sona erdirilmeli. Yani ne zaman yürürlüğe girecek, nasıl olacak, üst kurul nasıl çalışacak, üst kurulun altındaki kurulların işleyişi, üyeleri, yapılması gerekenler tüm bunlar bir netliğe kavuşturulmalı ve bu tartışmalara boğulmamalı. Bundan sonra süreç hızla ilerlemeli.
BİR TAKIM YASAL DEĞİŞİKLİKLERE İHTİYAÇ VAR
Barış ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü Sayın Öcalan’ın sürece etkin katılımını sağlayacağı için oldukça önemli. Bunun daha önce de altını çizmiştik. Bu katılımın bir an evvel sağlanması gerekiyor. Sürecin böyle bekleyerek, bekletilerek, durağanlaştırılarak devam etmesi değil, hız alarak yeni adımlarla ilerleyebilmesine ihtiyaç var. Bir çağrımız da aslında demokratik kamuoyuna, siyasi partilere ve farklı toplumsal kesimlere; İlk günden beri bu çağrıyı çok önemsiyoruz. Olmazsa olmazı olarak tarif ediyoruz bu süreci. Bir yandan barışı tesis etmeye çalışırken öte yandan demokratik toplumu inşa etmeye çalışıyoruz. Demokratik toplum için bir takım yasal değişikliklere ihtiyaç var. Ancak yalnızca yasal değişiklikler değil, bunu oluşturacak toplumsal güce, desteğe de ihtiyaç var.
ANTİ DEMOKRATİK UYGULAMALARDAN VAZGEÇİLMESİ GEREKİYOR
Bu uyarıyı yapmanın bir özel nedeni de şu; niye bu tarihi fırsatı güçlendirmek için mücadelemizi ve aktif katılımımızı da güçlendirmemiz gerekiyor? Çünkü bir yandan baskılar sürüyor, operasyonlar sürüyor. Öte yandan AİHM ve AYM kararları uygulanmıyor. Tutuklamalar sürüyor. Belediye başkanları, gazeteciler tutuklanıyor. Medya ve haber siteleri engelleniyor. İdare ve gözlem kurulları tarafından siyasi tutsakların tahliyeleri engelleniyor. Yas hakkını kullandığı için insanlar hakkında soruşturmalar başlatılıyor, ifadeye çağrılıyorlar. Ya tüm bunları düşündüğünüzde yeni bir dönemin ruhuyla örtüşen uygulamalar mı? Yeni bir dönemi hissetmek için insanların işte bu uygulamalardan vazgeçilmesi gerekiyor. Bundan vazgeçirecek irade de ancak toplumsal destekle olabilir. Ancak yan yana gelerek olabilir. Aksi takdirde hiçbirimiz ortakça rahat bir nefes alamayız. Sürecin hayatımıza dokunması, toplumsal güveni inşa edebilmek için de toplum tarafından sahiplenilebilmesi için de herkes üzerine düşeni yapmalı. Herkes kendi payına düşeni yapmalı.
İMRALI HEYETİ’NİN GÖRÜŞMELERİ SÜRECEK
İmralı heyetimiz rutin bir takım görüşmeler yapmaya devam ediyor. Bu görüşmeler Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerleyebilmesi ve hızlanabilmesi için yapılan görüşmeler. Tabii ki zaman zaman bununla ilgili AKP yetkilileriyle bir araya geliyorlar. Yine Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında kurulan üst kurulun çalışmalarına ilişkin Sayın Yılmaz ile bir araya geldiler. Aynı şekilde AKP yetkilileri, hem Grup Başkanı hem Parti Sözcüsü ve hem de Genel Başkan yardımcılarıyla bir araya gelip bu konuları değerlendirmek ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasına dair önerilerimizi iletmek için. Bugünden sonra da bu görüşmeler devam edecek. Önümüzdeki süreçte de bu diyaloğun güçlenmesini, hızlanmasını ve kurumsal bir hale gelmesini temenni ediyoruz.”



















































































