Her örgütlenme bir ihtiyaçtan doğar. Doğru bir mücadele, yöntem ile hareket edildiğinde ihtiyaç duyulan örgütlenme başarıya ulaşır.
Yanlış, hatalı davranış, eylem ve uygulamalar başarı getirmez.
Alevi kurumları Aleviliğin üzerinde devletin uyguladığı asimilasyon, inkar politikalarına karşı devletin Alevisi olmayacağız tepkisi haklı ve meşrudur ancak bu meşru tepki ortaya konulurken gözden kaçırılan bir konuya kimse değinmek istemiyor.
Aydın kimliğine sahip oldukları ideasında bulunan her insan hakikati dile getirmek ile mükelleftir bu aydın olmanın gereğidir.
Dümeni güçlüden, iktidardan, çıkardan yana çevirenler hakikati dile getirmiyor güçlü olanın hoşuna gidecek sözleri dile getiriyorsa, toplum bunları sorgulamıyorsa orada hakikat Olmaz, ikrar olmaz, orada riyakarlık olur, müritlik olur. Müritlerin olduğu bir ortamda hakikati konuşmak cesaret ister, hakikatler dile geldiğinde müritler devreye giriyor, hakikati dile getirenler hain, işbirlikçi, düşman ilan ediliyor.
Devletin Alevisi olmayacağız söylemine bakınca yaşanılan mevcut durum, devlet ile sürdürülen ilişkilere bakıldığında bu sözler hakikati hiçte yansıtmıyor.
Gerek Türkiye gerek Avrupa da aleviler yaşadıkları ülkelerde devlet ile görüşmeler yapıyor, taleplerini gündeme getiriyor ve sorunlarına çözüm arıyor, buraya kadar olan kısmını anlamak, bu görüşmelere hak verilmesi anlaşılır bir durumdur.
Konumuz bu değil.
Yıllardır düzenlenen Hacı Bektaşi Veli anma etkinliklerinde devletin en üst bürokrasisinde, tepe noktasında bulunan, Başbakanlar, Cumhurbaşkanları, bakanlar, Milletvekilleri vs. Yer almış, kültür bakanlığının, yerel yönetimlerin destekleri ile gerçekleştiğini biliyoruz. Devletin etkin olarak hazır bulunduğu, ekonomik olarak desteklediği bu etkinlikler orta yerde dururken devletin Alevisi olmayacağız sözü ne kadar gerçekçidir?
Avrupa ve Türkiye’deki alevi kurumları yaşadıkları ülkelerde devletin, yerel yönetimlerin sunduğu ekonomik desteklerden yararlandıklarını bir yana koyalım, yerel yönetimler cem evleri açıyor, cem evleri için arsa tahsis ediyor bu gerçek ortadayken devletin Alevisi olmayacağız sözü ne kadar gerçekçidir?
Devlet ile olan ekonomik ilişkiler ortadayken devletin Alevisi olmayacağız sözü gerçeği yansıtmıyor, bu sözün doğru tanımı AKP’nin Alevisi olmayacağız şeklinde olması gerekirdi ancak her zamanki gibi kelimeler ile toplumsal hafızamız, belleğimiz ile oynanmaktadır.
Bizler devletin Alevisi olmayacağız, AKP’nin ve diğer siyasal partilerin de Alevisi, arka bahçesi olmayacağız.
Devlet inançlardan elini çeksin hiç bir inanç kurumuna ekonomik katkı sunmasın, bütçe ayırmasın, talebimiz bu olmalı, devletin sunduğu bütçeleri reddetmeden devletin Alevisi olmayacağız sözü gerçekçi değildir.
Devletin imkanlarından yararlanıyorsan, devlet inancada, vicdana da, yola da dokunur.
Aşk ile Kalınız
Nurten Yalnız


















































































