“İnsanı kendi olmaktan çıkarıp, geçmişinden, öğretisinden kopararak kişiliksiz, toplumsal bir yığın haline getirmenin adı asimilasyondur… Bu sebepten dolayıdır ki; asimilasyon bir insanlık suçudur!” -DERVİŞ-
Din ‘eğitimi’ dersi ve çocuklar! “Din Bilgisi” ve “Ahlak Bilgisi” adı altındaki derslerin tarihçesi kısaca şöyle: 1961 Anayasası Madde 19.’za göre Din Eğitimi dersi seçmeli ders olur fakat Velilerin, çocuklarına isteğe bağlı olarak din eğitimi dersi aldırabileceğini beyan eder. 1970’li yıllar Milliyetçi Cephe (MC) hükümetleri dönemiydi. Bu dönemde de MC hükümetleri tarafından ek olarak “Ahlak Bilgisi” dersi de müfredata konulur. Bu dönemde İlkokul, Ortaokul ve Lisede “Din Dersi” seçmeli, “Ahlak Bilgisi Dersi” ise zorunlu hale getirilir.

Orgeneral Kenan EVREN’in liderliğindeki ordu, emir komuta zinciri içinde 12 Eylül 1980 tarihinde bir askeri darbe gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen bu darbeyle Türkiye siyasetinin ve toplumun yeniden tasarlanması hedefleniyordu. Bu hedef doğrultusunda da bir Anayasa hazırlandı. Hazırlanan bu Anayasa 7 Kasım 1982 tarihinde halkoyuna sunuldu ve %91,37 oy oranı ile hem 1982 Anayasa’sı hem de darbe lideri Kenan EVREN’in Cumhurbaşkanlığı kabul edildi. Kabul edilen bu darbe Anayasa’nın 24. Madde’sinin 4. Fıkrası’nda “Din ve Ahlak eğitim ve öğretimi” Devlet’in gözetim ve denetimi altında yapılır denilerek Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, ilkokul dördüncü sınıftan başlayarak Lise son sınıfa kadar zorunlu okutulan dersler haline getirildi.
2012 yılında, 12 yıllık zorunlu eğitim uygulamasına geçilmesi ile birlikte, lise müfredatına ek seçmeli olarak din dersleri eklendi ve “kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır” denildi. Bu dersler, “Kur’an-ı Kerim”, “Hz. Muhammed’in Hayatı” ve “Temel Dini Bilgiler”dir.
Yaklaşık 43 yıldır uygulanan zorunlu din dersleri ve seçmeli hale getirilen tüm dersler; “Alevi çocuklarının” üzerindeki bir baskıdan başka bir şey değildir!
Sonuç olarak: İnsanoğlu tarihsel süreç içinde yaptıkları ya da yağamadıkları için her zaman özeleştiri yaparak, dâr-didar olup özünü dâr’a çekmiştir. Gelin hepimiz, hep birlikte çocuklarımızın yarınları için, gerçeklerle yüzleşelim, bir özeleştiri yapalım, dâr-didar olup özümüzü bir dâr’a çekelim, şapkamızı önümüze koyalım ve lütfen bir düşünelim ve kendimizi bir sorgulayalım…
Sevgiyle. Aşk ile

















































































