Düşkünlük; Hakikat Yol’u (Alevi) inancı (öğretisi) içinde işletilen kurumlarından biridir. Bu kurumun temel amacı; Yol taliplerinin Yol ve Erkân kurallarına uyup uymadığını denetlemek, uymayanlara ise gerekli yaptırımı uygulamaktır.
Yol’a ikrar vermiş olan bir Can’ın düşkün olup olmadığına karar verecek yegâne merci, Cem meydanıdır. Cem meydanı açılmadan, rızalık alınıp Can’lar birlenmeden hiçbir kimse düşkün ilan edilemez! Yol’a ikrar vermiş olması kaydıyla, bir kişinin (Can’ın) düşkün ilan edilmesi için Cem’de pir ve mürşid divanında dâr’a çekilmesi gerekir. Dâr’a çekilen Can, Cem’de bulunan Canların huzurunda yargılanmasının ardından, kendisini savunma hakkını kullanır.
Ancak bu sürecin sonunda, Pir, Mürşid ve Canlar tarafından alınan ortak bir kararla yani rızalıkla dâr’a çekilen Can düşkün ilan edilir. Bu uygulama, cezai bir hüküm niteliği taşımakla birlikte esas olarak ıslah amacına dayanır. Yol’umuzda yargısız infaz olmadığı gibi, Can’ın pişmanlık ve savunma hakkı da elinden alınmaz. Ayrıca her kusur için düşkünlük kararı verilmez; bu hüküm daha çok ağır (cinayet, hırsızlık vb.) suçlar için işletilir.
Günümüzde sosyal medya üzerinden birbirlerinin; birilerini “düşkün” ilan etmeleri bir alışkanlık halini alarak yaygınlaştı ve maksadı aşar duruma geldi. Şöyle ki, Yol’un işleyişini (ikrarı) bilmeyen kimileri; Yol’umuzu ve Yol değerlerimizi (ikrar, rızalık ve düşkünlük) siyasal ve ideolojik alanlara taşıyarak; Yol’a girmemiş bir kişiyi ya da bir siyasetçiyi bile düşkün ilan ediyor. Bir siyasi partinin içinde olup bitenlerden kaynaklı olarak; Düşkün ilan etmekle de kalmıyor, saldırıyor ve hakaret ediyor…
Bütün bu cehalet ve kendini bilmezlikler, bu kişilerin ikrar ve rıza esasına dayanan Yol’umuz inancının (öğretisinin) özünden ve erkânından bihaber olunduklarını açıkça göstermektedir. Oysaki Yol’umuzda düşkünlük kurumu; ne bir hakaret alanı, ne bir saldırı aracı, ne de kişisel haklılık kalkanıdır.
Sonuç olarak: düşkünlük kurumu, Yol’umuzun temel ilkesi olan “eline, diline, beline sahip ol” anlayışının, yani EDEB’in özü itibariyle yaşam biçiminin en yüksek denetim makamıdır. Bütün bu değerler, yalnızca Hakikat Yol’u taliplerine aittir. Bu anlamıyla da Yol’a ikrar vermemiş olan hiçbir kimseyi bağlamaz ve ilgilendirmez…
Gerçeğe Hü… Sevgiyle. Aşk ile.
















































































