Hakikat Yol’una ikrar veren Değerli Canlar; son 5 yıldır yazıyorum ve söylüyorum: Devletin (Belediyelerin) imkânlarını kullanarak “görkemli (devasa) binalar (Cemevleri)” inşa ederek (ettirerek) kimi zaman övünüyoruz, kimi zamanda bu ivmeyle “Yol’a” hizmet ettiğimizi savunuyoruz. Oysaki bu devasa binalarla Semavi dinlerin ibadet yerlerini ve ibadetlerini taklit ederek Yol’un özünden uzaklaşmaya başladık. Açıkçası bilerek ya da bilmeyerek asimilasyona kapı araladık…
Alan çalışmalarımda gördüklerim, yaşadıklarım ve gözlemlediklerim, ne yazık ki; günümüzde Cem erkânlarımız ve Hakk’a uğurlama ve sırlama erkânlarımız da korkunç bir asimilasyon ve manipülasyon (güdümleme) ile karşı karşıyayız. Yazı konumuz Hakk’a uğurlama ve sırlama erkânları: Birkaç istisna ve kişisel çabalar hariç, büyük bir çoğunlukla “Cemevlerimiz”de Hakikat Yol’una ikrar veren Talip Can, yaşıyor iken kendi özgür iradesiyle uymadığı ve uygulamadığı başka bir dini inancın ritüeli ile salavat getirilerek (El Fatiha’larla) erkân yürütülüyor. Aynı zamanda 12 İmamların adları sıralanıp, kafiye yapılarak; Hakk’a yürüyen Can için bağışlama isteniyor ve cenneti aladan yer ve komşuluk dileniyor.
Özellikle de bazı Cemevlerindeki (%80) hizmetliler, açık bir şekilde cenaze namazı kıldırıyorlar. Bunu da topluma Hakk’a uğurlama ve sırlama erkânı olarak yutturuyorlar. Bütün bunları yapanlar; Hakk’a uğurlama ve sırlama erkânını “Arapça yapmıyoruz, Türkçe yapıyoruz” diyerek; derin bir manipülasyon (güdümleme) yapıyorlar. Peki, yaşamı boyunca başka bir dini inancın kurallarına ve şartlarına uymayan bir “Alevi Can”, Hakk’a yürüdüğünde; Hakk’a uğurlama ve sırlama erkânında bütün bunların yapılması başlı başına bir başkalaşma ve asimilasyon değil midir? Cevap; asimilasyon’dur ve kendi elimizle Yol’umuzu ve erkânımızı dönüştürmektir! Yapmayın, etmeyin, azıktır, günahtır, ayıptır ve zulümdür…
Sonuç olarak; İkrar ve rıza esasına dayanan Yol’umuzun dili de, nefesi de, duygusu da, kavramı da, kuralı da kendine özgüdür. Bu anlamıyla da hiçbir din’in mezhebi, yorumu değildir. Özü itibarıyla başka bir dini inancın ritüellerini taklit ederek Hakikat Yol’u erkânı yapılamaz! Unutmayalım ki, erkânlarımızda yapılan “taklitçi uygulamalarla”, kendi Yol’umuzu mu kaybediyoruz, geleceğimizi yitiriyoruz! Hep birlikte bu gidişata dur demez isek; korkarım ki ileri de bu gidişatın sonuçları çok daha ağır olacaktır…

Gerçeğe Hü… Sevgiyle. Aşk ile.


















































































