Bizim demokratların demokrasi anlayışı çok farklı, Mangalda kül bırakmazlar, özgürlüklerden, haktan, hukuktan, Adaletten yana görünürler, alanlarda, salonlarda yüksek perdeden naralar atar sistemi eleştirirler, yerden yere vururlar, sistemden hesap sorarlar, şeffaf olmasını isterler, sıra kendilerine gelince işin rengi değişiyor, ufak bir eleştiriye tahammül etmez, uygulamaları, davranış biçimleri ile eleştirdiği sisteme rahmet okuturlar.
Ben Demokratım demekle Demokrat olunmuyor.
Demokrat olmanın kriterleri var, o kriterleri sadece sözlen değil eylemlerinle, davranışlarınla bütünleştireceksin, içselleştireceksin ve benimseyeceksin.
Bizde insanlar demokrasiyi bir amaç değil, araç olarak görüyor, hal böyle olunca söylemler samimiyetsiz, ilişkiler güvensiz, talepler temelsiz oluyor.
Avrupa’ lı ve bizdeki insanın Demokrasi ye bakış açısını birlikte inceleyelim, davranışlarına, eylemlerine birlikte bakalım.
Norveç balıkçılık bakanı Perg Sandberg kız arkadaşı ile birlikte, devletin kendisine zimmetlediği cep telefonunu yanına alarak İran’a tatile gittiği için istifa etmek zorunda kaldı.
Danimarka Ulaştırma bakanı Maria Borelius evinde çalıştırdığı çocuk bakıcısını yetkili makamlara bildirmediği için istifa etti.
Güney Kore Sağlık ve Refah bakanı Jin Yong yaşlılık maaş sözünü yerine getirmediği için istifa etti.
Japonya Ekonomi bakanı Yoshio Hashiro nükleer santral kazası yaşanan Fukuşima şehrine ölüm kenti dediği için istifa etti.
Almanya Federal egitim ve araştırma Bakanı Annette Schavan doktora tezinde intihal yaptığı için istifa etti
Avusturya Halk Partisi politikacısı Norbert Kapeller yaşamını yitiren yakınının engeli kartını kullandığı için istifa etti.
İsveç Maliye Bakanı Mona Sahlin devlet harcamaları için verilen kartla çikolata aldığı için istifa etti
Japonya Adalet Bakanı Midori Matsushima bir festivalde üzerinde resmi ve siyasal düşüncelerinin yazılı bulunduğu kağıt yelpaze dağıttırdığı için istifa etti
Portekiz Maliye Bakanı Victor Gaspar hakkında açılan yolsuzluk davasının hemen ardından istifa etti.
Japonya Adalet Bakanı Minoru Yanagida işinin fazla kolay olduğunu söyleyince eleştirilerin hedefi oldu ve istifa etti.
Japonya Ticaret ve Endüstri Bakanı Yuko Obuchinin adı yolsuzluğa karışınca anında istifa etti.
Fransa İletişim bakanı Alain Carignon, henüz soruşturma açılmadan kamu malını kötüye kullandığı iddialarının ardından istifa etti
Liste uzayıp gidiyor, yukarıda örneklediğim sözüm ona beğenilmeyen burjuva siyasetçileri.
Bu insanların hukuk önünde hesap vermesi, bulundukları mevkilerden istifa etmeleri, bu konuların basına yansıması, dışarıdan duyulması bu ülkelere zarar vermemiş, bu ülkeleri bölmemiş, toplumsal güveni sarsmamış, tam tersine toplumun siyasetçilere, adalete daha çok güvenmesine neden olmuştur.
Bizde durum tam tersi, Yönetici hesap vermez, devletten Adalet ister kendisi Adaletli davranmaz, yönetici dokunulmaz, oturduğu koltuktan kalkmaz, yolsuzluk ile suçlanır, akrabalarına, çevresine imtiyazlı davranır istifa etmez, istifa etmesini bir kenara bırakalım, geçicide olsa görevinden çekilip hakkında araştırma yapılmasına izin vermez.
Halkın emeğini savunmak suç, hesap sormak suç, suçlar gizli kalsın, birliğimiz, beraberliğimiz bozuluyor, zaten düşmanlarımız var onların elline koz vermeyelim, kurumlarımız zarar görür.
Yolsuzluk, çürüme, yozlaşma kurumlara zarar vermiyor, bu çürümeye, yozlaşmaya karşı çıkmak zarar veriyor.
Açık toplum zarar görmez, hesap vermesini bilen toplum yarınlara daha güvenli yürür, gelecek kuşaklar atalarının dürüst olmalarından dolayı, kendilerine temiz sarsılmaz bir yol açtıklarından dolayı minnet duyarlar, övünçle yad ederler.
Adalet isteyen, özgürlük isteyen, demokratik, açık, şeffaf bir toplum arzulayan bazı kimselerin ne kadar tutarsız, samimiyetsiz, ilkesiz olduklarına da tanık oluyoruz. Tarih her insanı hak ettiği yere koyacaktır.
Aşk ile Kalınız
Nurten Yalnız.



















































































