Alevi kültür merkezlerinin kuruluş amacı Alevi felsefesine, öğretisine inanan insanları bir çatı altında toplamak, Aleviler üzerinde uygulanan baskılara, katliamlara karşı ortak mücadele geliştirmek, yol ile ilgili bilgileri gelecek kuşaklara aktarmaktı.
Dernekler yasasına uygun olarak kurulan Alevi kültür merkezleri gerek mekânsal tasarımı açısından gerek işleyiş açısından yolun temel ilkelerine uygun bir yapılanma olmadığını, toplumun ihtiyaçlarına cevap vermekte zorlandığını, buraların mevcut işleyiş olarak dergah ve ocaklardaki sistem ile örtüşmediğini defalarca kez yazdığım yazılarda açıklamaya çalıştım.

Alevi Kültür Merkezlerinin genel olarak iç işleyişinin Alevi öğretisine uygun, toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek dergah ve ocak sistemine dönüştürülmesi gerektiği yönünde yapılan her çağrıya, tartışmaya geçmişin yanlışları üzerinde değerlendirmek biz Alevi toplumuna bir faydası olmayacaktır.
Hakikat ortadadır, Alevi öğretisi Pir Talip ilişkisi üzerinde Rızalığı temel alan ikrarlı bir yoldur. Mevcut Alevi kurumları bugünkü haliyle Alevi toplumunu birleştirmekten ziyade toplumu ayrıştıran, çatıştıran bir takım yönetici kadronun iktidar alanlarına dönüştürülmüştür.
Alevi toplumu bu durumu aşmak zorundadır, Kültürel yozlaşma, öğretiden, yoldan uzaklaşma, asimilasyona karşı tavır öze dönmek ile gerçekleşir, öz dergah ve ocaklardaki işleyiş ve uygulamalardır.
Alevi Dergahları, ocakları irşat merkezleriydi, eğitim bilim yuvalarıydı, ahlaki olarak arınma mekanlarıydı.
Sözlü olarak ifade edilen geleneksel Alevilik Dergahlar ve Ocaklarda gerçekleşen muhabbet meydanlarında gelişip şekillendi, binlerce söz, kelam, nefes, şiir, deyiş, genel anlamda Alevi felsefesi, edebiyatı yaşama dair bütün bilgi süreçleri dergahlarımızda, ocaklarımızda gerçekleşen muhabbet meydanlarında ortaya çıktı.
Ocaksız, Dergahsız, içinde muhabbeti olmayan Alevilik her türlü yozlaşmaya, kültürel çürümeye, asimilasyona kapıları açmak anlamına gelir.
Her toplum kültürel değerleri ile kendisini var eder, kurduğunuz mekanlar işleyiş olarak kültürel üretiminize katkı sunmuyor, toplumsal aydınlanmaya hizmet etmiyorsa o mekanlar yozlaşır, toplum o mekanlardan uzaklaşır.
Günümüzde Alevi Kültür Merkezlerinin genel durumunu, işleyişini, insan ilişkilerini açık yüreklilikle sorgulamak ve tartışmak, sorunlara ortak akıl ile çözüm bulmak zorundayız.
Yol ikrarlı yoldur, yol Pir Talip ilişkileri ile yürüyen bir yoldur, yolda rızalık esastır, yol dört kapı kırk makam öğretisi temelinde kamil insan yetiştirerek kamil topluma gitmeyi amaçlar.
Alevi kültür merkezleri işleyiş ve uygulama açısından değerlendirildiğinde bu temel kriterlerin hiç birini yerine getirmiyor.
Bugün ben ocaktan geliyorum diyen her kes kendisine Pirlik unvanını almakta sakınca görmüyor.
Ocaklarda, Dergahlarda, bir Mürşitten, Pirden el almayan yol bilgilerine vakıf olmayan tamamen yöneticilerin inisiyatifine terk edilmiş atama usulü ile Alevi toplumuna dayatılan sistem inanca müdahaledir bu müdahale yola hizmet etmiyor.
Yolun Pirleri, Mürşitleri, Kamil insanları, Anaları, Zakirleri dergah ve ocaklarda pişerek, yolun bilgilerine, sırına vakıf olduktan sonra yolun hizmetine girip talipleri irşat eder, irşat olmayanlar yolun talibini irşat edemezler.
Bütün Alevi Kültür Merkezleri gerek iç mekansal tasarım açısından gerekse yola uygunluk açısından dergah ve ocaklarda gerçekleşen çalışma yöntemlerini esas almalı, muhabbet meydanları kurarak toplumu irşat etmeli, bilinç, bilgi olmadan asimilasyona, kültürel bozulmaya karşı durmak imkansızdır.
Aşk ile Kalınız
Nurten Yalnız

















































































