PİRYOL- Cumhuriyet Halk Partisi’nin başlattığı “Millet iradesine sahip çıkıyor” mitinglerinin 53’üncüsü 10 Eylül Çarşamba akşamı Kadıköy’de yapıldı.
Miting öncesi, Söğütlüçeşme üst geçidine “Halkın partisini hırsızlar değil halk partililer yönetecek. Milletin son umudu Kemal Kılıçdaroğlu” yazan bir pankart asıldı.

Kılıçdaroğlu’nun avukatı, pankartın kendileriyle ilgisi olmadığını açıklarken, pankartta yazılanların ardından Gazeteci Merdan Yanardağ’ın yaptığı yorumda kullandığı bazı ifadeler ise Alevi örgütlerinin tepkisine konu oldu.
Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, gazeteci Merdan Yanardağ’ın, CHP önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden yaptığı değerlendirmede kullandığı “Aleviler içerisinde çok hain vardır” ifadesinin Alevileri incittiğini ve derinden yaraladığını açıkladı.
Alevi örgütlerin açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Alevi toplumu yüzyıllardır bu topraklarda eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve demokrasi için mücadele etmiş, ağır bedeller ödemiştir.
Bu kadar onurlu bir mücadele geleneğine sahip bir topluluğu “hain” olarak nitelemek kabul edilemez, büyük bir haksızlıktır.
Hiç kimse, siyasi değerlendirmelerinde Alevileri hedef tahtasına koyamaz, hakaret edemez.
Eleştiri başka şeydir, bir toplumu toptan karalamak başka şeydir.
Bu tür sözler; Alevilere karşı önyargıları, ayrımcılığı ve düşmanlığı körüklemekte, demokratik toplumsal barışı zedelemektedir.
Biz Aleviler;
Bu sözleri en güçlü şekilde kınıyoruz.
Alevi toplumunu hedef gösteren bu yaklaşımı reddediyoruz.”
Alevi kurumların açıklaması sonrası Yanardağ’ın Alevilere yönelik sarf ettiği kimi ifadeler üzerinden başlayan tartışma birçok mecrada aratarak devam etti.
Gazeteci Yanardağ’ın Kılıçdaroğlu eleştirisi üzerinden sarf ettiği “hain” ifadesine yönelik getirilen eleştirilere geçmeden önce kullanılan tüm ifadeleri bütünlüğü içinde görmekte yarar var.

Yanardağ: Alevilerin haini çoktur
Merdan Yanardağ: “Kadıköy mitinginde bir pankart var; ‘Kemal Kılıçdaroğlu hırsızlar düzenini bozmak için geliyormuş’, bu AKP’nin iddiasıdır, iktidarın iddiasıdır. Kumpas mahkemelerinin iddiasıdır. İnsanda biraz utanma, sıkılma olur. Bir de Zülfikar kılıcı koymuşlar. Mezhepçi bir de Hz. Ali kılıcı. Tam bir provokasyon, bunu AKP’lilerin astığı çok belli. Zülfikar, Alevi yurttaşlarımızın değer verdiği bir simgedir. Hz. Ali’nin savaşlarda kullandığı kılıç; çift başlı, çift uçlu kılıçtır o. Ve kolye olarak takılır, dövme olarak yapılır. Cemevlerinde asılıdır. Dolayısıyla Hz. Ali’nin Zülfikar adlı kılıcı bir anlam bir değer taşır. Bir de pankarta Zülfikar koymuşlar. Şuanda CHP’de bütünleşmiş olan ve bu girişime karşı koyan Alevi yurttaşlarımızı… Neymiş ‘Halkın partisini hırsızlar değil halk partililer yönetecek, milletin son umudu Kılıçdaroğlu’. Bir de Zülfikar var orada. Şimdi bu kadar acemi, bu kadar pespaye, bu kadar kişiliksiz Bu kadar aptalca başka bir provokasyon görmedim. Bu iddia AKP’lilerin iddiası. Bu iddia 23 yıl boyunca bu ülkeyi yağma ve talanla yöneten bir siyasi hareketin iddiasıdır. Ne çabuk oraya iltica ettiniz ya! Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir aklı selime sahip olduğunu ce son anda böyle bir tezgahta yer almayacağını ümit ediyorum. Umarım öyle olur. Ve öyle değilse, sosyal medyadaki bir takım troller onu temsil ediyorsa valla yolu açık olsun. Gerçekten yolu açık olsun.
Yani Alevi olmak önsel olarak dürüst olmak, erdemli olmak anlamına gelmiyor. Nasıl ki, sünni olmak önsel olarak bu anlamlara gelmiyorsa; Alevilerin haini olmaz mı, olur. Bunun bir ihanet olacağını düşünüyorum. Piro vs. Alevi bilmem ne Dede filan bu edebiyatla bu iş olmaz. Alevilerin haini çoktur. Tıpkı diğer milletlerin, inançların olduğu gibi, olur. Ama bu ülkenin en mazlum en temiz insanları arasında diğer yurttaşlarımız gibi Aleviler vardır. Aleviler buna izin vermeyecektir. Dolayısıyla hiç kimse Aleviler üzerinden siyasi hesap yapmaya kalkmasın. Bir kere CHP bir mezhep partisi değil, mezhepçilerin partisi de değil. Alevilere en çok zarar verenler onlar oldu. Hangi Alevilik davasını güttü ya?
Bu kavgayı şöyle yürütüyorlar; Kadıköy’e nasıl bir pankart astılar? Oraya bir Zülfikar kılıcını koydular. Utanmazlar ya. Bakın iktidar bunu kullanıyor. Bunun bir Alevi davası olduğunu anlatmaya çalışıyor, Kılıçdaroğlu üzerinden. Ayıptır ya. Her mezhebin her milletin olduğu gibi Alevilerin içinden de Alevilerden de hainler çıkabilir. Ama Alevilerin büyük bir bölümü temiz, namuslu ve erdemli insanlardır, buna geçit vermeyecekler. Bunlar Alevilerin düşkünleri olabilirler ancak. Siz siyasal İslamcı hedefleri olan, bir şeriat rejimi kurmaya çalışan, hilafet özlemi olan bir iktidara hizmet ediyorsanız Alevicilik yapamazsınız.”
Gazeteci Yanardağ, CHP’nin Kadıköy mitingi öncesi, Söğütlüçeşme üst geçidine asılan “Halkın partisini hırsızlar değil halk partililer yönetecek. Milletin son umudu Kemal Kılıçdaroğlu” pankartının provokasyon amaçlı olduğunu ve AKP’liler tarafından asıldığının belli olduğunu söylüyor. Peki söz konusu bir provokasyon ise iş nasıl birden “Alevilerin haini çoktur” ifadesine vardırıldı?
Yanardağ, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına gelebilmek için iktidarın kirli oyunlarına alet olmasından duyduğu rahatsızlığı onun siyasal kimliği üzerinden eleştirmek yerine “Alevilik”, “mezhepçilik” vs. diye diline dolaması yersizdir. Çünkü halihazırda bahsi geçen pankartla Kılıçdaroğlu’nun bir ilgisinin olmayacağını “provokasyon” diyerek Yanardağ peşin peşin söylüyor.
Peki Kılıçdaroğlu, iktidarın istediği gibi CHP’nin başına yeniden geçerse bunu Alevi kimliği üzerinden mi yapıyor, “mezhepçilik” yapmak için mi geliyor, şimdi böyle bir muhakemenin gerçekle zerre bir alakası var mı? Kılıçdaroğlu’nun ne Alevilikle ne de Kürtlükle siyaseten en ufak bir bağlantısı olduğunu gören, duyan, bilen oldu mu? Bunun böyle olmadığını Yanardağ’ın kendisi de ifade ediyor. İyi de madem öyle konu ne diye hala Alevilik üzerinden “hain” yaftası ile sürdürülüyor?
Aleviliğe “mezhep” demesi Yanardağ’ın bu konudaki kendi sığlığını gösterir ancak konu bu olmadığı için üzerinde durmaya değmez. Yalnız tepkilere konu olan “Alevilerin haini çoktur” ifadesi ile Yanardağ yanlış yapmıştır. Ve bunu da devamında; Her mezhebin her milletin olduğu gibi Alevilerin içinden de Alevilerden de hainler çıkabilir. Ama Alevilerin büyük bir bölümü temiz, namuslu ve erdemli insanlardır, buna geçit vermeyecekler. Bunlar Alevilerin düşkünleri olabilirler ancak” diye düzeltme ihtiyacı duymuştur.
Burada maksadını aşan bir ifadenin sonunda kırılan, incinen herkesten Yanardağ özür de dilemelidir. Bu bahsi uzatmanın Alevi toplumuna bir yararı dokunmayacaktır.
CHP-Kılıçdaroğlu üzerinden yapılan tartışmaların siyasal terimlerle sürdürülmesi ve Aleviliğin ve Alevi toplumunun bütün bu dalaşmaların dışında tutulmasına özen gösterilmelidir.
Elbette ki, Alevi toplumu içinde de kendi siyasal temsiliyetini CHP’de görenler olacaktır. Başka başka partilerden de siyaset yapan Aleviler olabilir. Bunlar eşyanın tabiatı gereğidir. En nihayetinde Alevi toplumu da homojen bir topluluk değildir. Aleviler de sınıfsal ayrışmadan muaf değildir. Dolayısıyla her sınıftan kesimler siyasal temsiliyetlerini farklı farklı partilerden görebilirler. CHP içinde de siyaset yürüten Aleviler orada kendi siyasal duruşuyla varlıklarını sürdürürler. Hatta tüm Alevilerin CHP’yi desteklemesi için çaba da gösterebilirler. Aksini savunanları eleştirebilirler de yalnız kimsenin Alevileri kendi arka bahçeleri gibi görme hakkı yoktur. CHP yıllarca Alevileri bir oy deposu olarak gördü ve hala da o yaklaşımı değişmiş değildir. Burada mesele hangi siyasetin Alevileri kendi siyasetine kazanıp kazanmaması meselesi değildir. Mesele herkesin Alevileri kendince bir kalıba koyma yaklaşımıdır. Şimdi Aleviler CHP’yi desteklediğinde iyi, güzel başka partileri desteklediğinde “hain” damgası mı yiyecek? Böyle bir yaklaşım olabilir mi?
CHP varolan kurulu düzenin sahibi, kurucusu olduğunu söyleyen bir partidir. İyi de mevcut sistemin Alevilere verdiği ne var ki? Alevileri olduğu gibi kabul eden, inancına, ibadetine, ritüellerine saygı duyan bir noktadalar mı? Sanki, CHP iktidar olsa Alevilerin bütün talepleri karşılanacak? Sahi ciddi ciddi bunan inanan var mı?
Bugün iktidar partisi muhalefetin bir blok olarak hareket etmesinden ve karşısında bir iktidar alternatifi olarak ortaya çıkmasından rahatsız mı, evet. Yerel seçimlerde kaybettiklerini genel seçimlerde daha da büyük kaybedeceğini gördü mü, evet. Bugün kent uzlaşısı ile başladığı kayyımları ana muhalefete doğru genişletti mi, evet. Şuan ana muhalefet partisi CHP’yi hedefe koyup onu bir sonraki seçimlerde parçalayabildiği kadar küçültmek ve iktidar alternatifi olacak mecalden yoksun bırakmak istiyor mu, evet. Bunun için CHP içindeki ayrışmaları kullanıyor mu, evet. Bunlar daha da uzatılabilir. Sonuçta bunları görmek, bilmek için müneccim olmaya gerek yok. Zira her şey göz önünde ayan beyan cereyan ediyor. Bunlar tamam da burada Alevilerin CHP’yi kurtarmak gibi bir misyonu olabilir mi ya da bunun Alevilere ne yararı olur? Aleviler ne sağdan ne soldan hiçbir düzen partisine angaje olmak zorunda değildir.
Aleviler kendi talepleri etrafında ne kadar bağımsız ve güçlü örgütlülüklerle kenetlenir ve toplumsal muhalefetin diğer kanallarıyla dayanışma halinde olurlarsa kendileri için de tüm ezilen, ötekileştirilen toplumsal kesimler için de daha yararlı bir iş yapmış olurlar.
Halihazırda Aleviler toplumsal muhalefetin en dağınık ve örgütsüz kesimidir. Varolan Alevi örgütlülükleri geçmişe göre daha güçsüz ve parçalı durumdadır. Varolan cemevlerinin, derneklerin, kurumların kitle bağları çok zayıf durumda. Aleviler bıraksın başka partilerin halini kendi öz örgütlülüklerinin geldiği durumu doğru dürüst analiz edip bundan çıkışın yollarına baksın. Kendisine yararı olmayanın başkasına bir hayrı dokunmaz.





















































































Ne haldeyiz, nereye gidiyoruz? sorularının cevapları okunabiliyor bu tartışmada. İnsan ne yazacağını bilemiyor doğrusu! Kirki siyaset bataklığı daha çok “insanı” içine çektikçe daha da kirleniyor, daha çirkef hale geliyor, gelecek için daha fazla endişe yaratıyor.
Sorun şu bence: Aklın ve bilimin yolundan Demokratik Türkiye Cumhuriyetine mi gidilecek yoksa sonu gelmez, boş tartışma ve ağız dalışı bataklıklarında mı debelenilecek?
Sadece Alevilerin değil hepimizin ortak sorunu budur bence. Sorunda ortaklaşırsak çözümde de ortaklaşırız.
İyi akşamlar ve selamlar…