PİRYOL- Ulm Cemevi ve Alevi Kültür Merkezi Yönetim Kurulu, sünni bir aileye taziye için cemevinin neden verilmediğine ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, talebin karşılanmamasının ailenin Alevi olmamasından kaynaklı olmadığının altı çizilerek, şu ifadeler kullanıldı: “İlgili aileye taziye salonunun tahsis edilememesinin nedeni, talebin Alevi inanç ve ritüelleriyle örtüşmemesidir. Cemevimiz, Alevi inanç sistemine ve ritüel düzenine uygun hizmet vermektedir. Bu yaklaşım, herhangi bir aileye veya inanca karşı ayrımcılık anlamına gelmez. Aksine, yüzyıllardır asimilasyona uğramış bir toplum olarak kendi inancımızı ve değerlerimizi koruma hassasiyetimizden kaynaklanmaktadır.”
Ulm’da faaliyet gösteren Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Ulm (AKM Ulm)’dan taziye için salon talep eden Muşlu Sünni bir ailenin isteğinin reddedildiği haberlerine ilişkin Ulm Cemevi ve Alevi Kültür Merkezi Yönetim Kurulu yazılı açıklama yaptı.
Ulm Cemevi ve Alevi Kültür Merkezi Yönetim Kurulu, açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Son günlerde Merhaba gazetesi ve Avrupa Demokrat internet sitesinde, Ulm Cemevi ve Alevi Kültür Merkezi hakkında gerçek dışı ve kurumumuzu hedef alan haberler yayımlanmıştır. Söz konusu haberde, “Ulm Cemevi, Sünni bir aileye taziye salonunu vermedi” şeklinde bir iddia ortaya atılmış, gerekçe olarak ise “Alevi olmadıkları” öne sürülmüştür. Bu iddia tamamen asılsızdır, gerçeği yansıtmamaktadır ve kurumumuzun ilkeleriyle hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır.
Öncelikle vurgulamak isteriz ki; kurumumuz din, mezhep ya da etnik köken ayrımı gözetmeksizin, insana insan olduğu için değer veren bir anlayışa sahiptir. Hiçbir yönetim kurulu üyemiz, hiçbir aileye ya da bireye yönelik inancından ötürü ayrımcı bir tutum sergilememiş ve böyle bir söylemde de bulunmamıştır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için sürecin özeti şöyledir: Kiralama ile ilgili talep Yönetim Kurulumuza ulaştığı ilk andan itibaren çözüm odaklı ve aileye yardımcı olmak için görüşmeler yapılmıştır: İlgili aileye taziye salonunun tahsis edilememesinin nedeni, talebin Alevi inanç ve ritüelleriyle örtüşmemesidir. Cemevimiz, Alevi inanç sistemine ve ritüel düzenine uygun hizmet vermektedir. Bu yaklaşım, herhangi bir aileye veya inanca karşı ayrımcılık anlamına gelmez. Aksine, yüzyıllardır asimilasyona uğramış bir toplum olarak kendi inancımızı ve değerlerimizi koruma hassasiyetimizden kaynaklanmaktadır. Önemle vurgulamak isteriz ki, karar verilirken talebi getiren ailenin ne kimliği, ne memleketi, ne de milliyeti kesinlikle ön plana alınmamıştır; karar aşamasında yönetim kurulu üyelerimizin bu konuda bilgileri yoktur.
Haberde yer alan iddiaların ardından, yönetim kurulumuz aileyi evlerinde taziye ziyaretinde bulunmuş ve bu iddialar hakkında görüşmüştür. Kiralama talebinin reddi kararından dolayı üzüntülerini tekrar ifade etmiş ve kararın kişisel olmadığını aileye anlatmıştır. Görüşmede aile, verilen karara saygı duyduklarını ve var olan kırgınlıklarını yönetim kurulumuza dile getirmiştir. İlaveten, haber konusu edilen iddianın kendileri tarafından dile getirilmediğini belirtmişlerdir.
Dolayısıyla medyada yer alan haberler yalnızca kurumumuzu değil, ilgili aileyi de zor durumda bırakmıştır. Aile ve Cemevi Yönetim Kurulu ile yapılan bu görüşme sonucunda yaşanan süreç, aile ve Cemevi açısından sonlandırılmıştır. Alevi inancı bize; insanı Yaradan’dan ötürü sevmeyi, 72 milleti bir görmeyi, akla, bilime ve ilme değer vermeyi, hakikati nezaket ve edep ile söylemeyi öğretmiştir. Cemevlerimiz bu sebeple sadece dört duvardan ibaret değildir; birlik, kardeşlik ve dayanışmanın mekânlarıdır.
Bizler iftiranın değil gerçeğin, ayrımcılığın değil kardeşliğin yolundayız. Onurumuz ve inancımızla dimdik ayaktayız; Ulm Cemevi ve Alevi Kültür Merkezi olarak duruşumuz nettir ve değişmeyecektir.
Gerçeklerin demine, yalanların zevaline.”




















































































