Her insan gibi o da doğdu, büyüdü, yaşadı ve öldü. Bu süreç her canlı için doğanın bir kanunuydu. İnsan ise yeryüzünde ne kadar yaşadığıyla değil nasıl yaşadığıyla anıldı ve anılacak da. Yaşadığı zaman içinde insanın bıraktığı izler konuşuldu, konuşuluyor ve de konuşulacak.

Sırrı da konuşuldu, konuşuluyor ve de konuşulacak. Sırrı adından bahsettirdi, ardında bıraktıklarıyla… Bugün türlü türlü anlayıştan, görüşten insanlar Sırrı diye bir cümle kurduklarında iyilikten, samimiyetten ve barıştan bahsetmeden edemiyor.
Sırrı kendi payına geride bıraktığı herkese hakkını helal etmişti peşin peşin, çünkü onun yüreği kimseyi kırmayı kaldırmayacak kadar yufkaydı. Kendine düşmanlık besleyenlere dahi yüreğinden bir parça kötülük besleyemiyordu. Her insan gibi onun da kızdığı, öfkelendiği, içlendiği şeyler oldu ama o kimseye karşı “zerre miskal” bir kötülük yansıtmadı. Yansıtmadı, çünkü yüreğindeki iyilik her zaman kötülüklere üstün geliyordu.
Sırrı iyi bir insan olarak yaşadı ve aramızdan göçüp gitti. Artık hepimizin onun geride bıraktığı izlere tutunarak bir şeyler söyleyip duruyoruz.
Sırrı bu topraklarda yaşayan nice iyi insan gibi ansızın ve de zamansız ayrıldı aramızdan. Şüphesiz onun da her insan gibi kimi hataları, eksilikleri olmuştur. Her insan gibi o da kusursuz değildi. Ama onunla ilgili muhabbetlerde baskın gelen yan insanlarda bıraktığı izler oldu.
Evet, tüm mesele yaşadığınız sürece ardınızdakilerde bıraktığınız izlerdir. Sırrı için kurulan her cümlede hep iyiden, güzelden, insani değerlerden bir parça konuşulması boşuna değil. O bu toprakların yetiştirebileceği en nadide insanlardan biriydi. Söze başladığında herkes pür dikkat onu dinliyordu. Seveni de sevmeyeni de onu, sözünü kesmeye kıyamadan dinliyordu. Çünkü o söze başladığında herkes biliyordu ki, işin sonunda okkalı bir şeyler çıkacak ortaya. Sırrı boşa konuşmazdı, dostu da ona düşmanlık besleyenler de bilirdi bunu.
Ama onun derdi kimseye düşmanlık etmek, kimseyi kırp dökmek incitmek değildi. Onun derdi kişilerle değildi. O her insanın içindeki kötülüklere karşıydı sadece. Sırrı, en kötü diye bildiğimiz insanların bile içinde en küçük iyilik tanesini besleyebilmeye kafa yoran, emek harcayan bir anlayışla hep hareket etti. O yüzden her insanla konuşabilme yeteneğindeydi.
Bugün Sırrı’nın ardından konuşanların kim olursa olsun sarf ettikleri her cümlenin içindeki iyi yanlarla bir şekilde bağ kurması boşuna değil. Sırrı bunu başardı. Evet, aramızdan erken ve zamansız ayrıldı ama bir şekilde anlatmak istediğini hepimize anlatmıştı. Bu yanıyla Sırrı iyi bir insan olarak üzerine düşeni fazlasıyla yaparak gitti.
Sırrı’nın sanat, siyaset dünyasına kattığı her şey bir şekilde kayıtlıdır. Bunlar üzerine isteyen istediği zaman konuşur. Ama bundan da öteye insanlarda bıraktığı derin izler ise her insanın içindeki iyilikleri besleyebilmenin yolunu gösterdi. Sırrı iyi insan olabilme yolunda neşesini hiç kaybetmeden yürümekle bize önderlik etti.
Bir Sırrı Süreyya Önder geçti aramızdan ve onun ardından kurduğumuz her cümlede o yine yüreğimizdeki iyiliklere sesleniyor. Yüreğindeki kötülüklere baskın gelemeyen herkesin derin bir azap içinde olduğunu bilerek bize yine sesleniyor Sırrı. İşin Sırrı iyi insan olmaktı…
O bunu başardı ve ardından bıraktığı izlerden her insanın yüreğine güzelce damıtabileceği iyilikleri saçarak gitti…
Sarıldığın toprak incitmesin seni Sırrı, iyilikler yoldaşın olsun, ışıklar içinde uyu güzel insan…


















































































