Hakikat Yol’unda (Alevilikte) Ocak Sistemi: Her dinin ve inancın (öğretinin) kendisine has o dini ve inancı diğerlerinden farklı kılan değerleri vardır. Bu değerler o dinin ve ya inancın kimliğini ve yaşam biçimini oluşturur. Aynı zamanda her din ve inanç kendi içinde belli bir örgütlenme biçimi ve modelini oluşturur. Oluşturduğu bu örgütlenme modeline dayanarak varlığını devam ettirir. Hakikat Yol’undaki (Alevilikteki) toplumsal örgütlenme modeli de binlerce yıllık bir geçmişi olan Ocak sistemidir. Bu örgütlenme modeli; ocak, talip, pir, mürşid ve rehber hep birlikte ikrar ve rızalık hukuku temelinde bir bütünlük oluşturur. Bu bütünlük çerçevesi içinde Yol’umuzu geçmişten bugüne taşıyan, Yol Taliblerinin sosyal yaşamını örgütleyen ve zincirin halkaları gibi toplumu birbirine bağlayarak yaşmam biçimini oluşturan Ocak; özü itibariyle Ana’nın (Dayîk’in) evi’dir. Bu anlamıyla da Ocağın ve Post’un “sahibi” insanı pişiren, adaleti sağlayan mürşid-i kâmilullah olan Ana’dır. İşte bunun içindir ki, Ana olmadan ikrar verilmez, Ana’sız Yol olmaz, Ana’sız Yol yürünmez, Ana’sız Yol sürdürülmez…
Hakikat Yol’unda (Alevilikte) Talib; Talib, Hakikat Yol’una ikrar verip ikrârbend olan can’dır. Yani Alevilikte, ikrar verip Yol’a giren can’a talip denir. Öz itibarıyla talip, rayber, pir ve mürşid hepsi de Hakikat Yol’una talibtir. Çünkü talib rehbere, rehber pire, pir mürşid’e, mürşid ise Yol’a ikrar vermiş, Yol’a talip olmuştur. Hakikat Yol’unun özünde talib olmazsa pir olmaz, pir olmazsa talib olmaz! Pir ile talib ikrar ile birbirine bağlıdır. Ocağın (pir’in) şeceresi taliptir. Talibin öğretmeni de pir’dir. Yani Pir öğretmendir, talib ise talebedir. Bir bütünlük içinde pir’i pir yapan talibtir, talibi talib yapan da pir’dir… talip, rayber, pir ve mürşid olmaz ise inancımızın (öğretimizin) yerine getirilmesi gereken ritüelleri (ayinleri) yani hizmetleri yapılamaz!
Hakikat Yol’unda (Alevilikte) Rayber-Rehber; mensubu olduğu ocakta dört kapı ve kırk makam eğitimini tamamlayarak, Hakikat Yol’unun inanç (öğreti) bazındaki bütün hizmetlerini yerine getirerek bilgi ve beceri sahibi olmuş ehil bir kişidir. Talibin Yol içinde ilk çaldığı kapı “rayber kapısı”dır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi rayber, can’a Yol kurallarını öğretir, Yol’a giriş şartlarını söyler. Can’ı ikrar erkânına hazırlar, can’ı pir’e teslim eder. Rayber, pir ile talib arasında köprü vazifesi görüp pir ve talib arasındaki iletişimi sağlar. Toplum içindeki tüm olumlu ya da olumsuz (dargın-küskün) meseleleri çözmeye çalışır, çözemediği meseleleri ise pir’e götürür. Rayber, talibi erkânla buluşturur, tüm erkânlardan haberdar eder ve erkânlarda da talibe kılavuzluk eder. Rayber, görgü Cemleri de dahil tüm Cem erkânlarında pir’in en yakın yardımcısıdır. Görgü Cemin de talibi ikrar meydanına getiren Rayber’dir. Kısacası Rayber; talib toplumunu ocak’ta veya ocağa bağlı bir mekânda veya bir Cemevinde eğitip, yetiştiren ilim sahibi, öğretici ehil bir candır. Kısacası rayber, öğretmendir, talib’e yol gösterendir.
Hakikat Yol’unda (Alevilikte) Pir; Hakikat Yol’u talip toplumunun inanç (öğreti) önderi olan Pir’lerin nişanı yani Şeceresi talibleridir. Bu anlamıyla pir ile talib bir bütündür. Pirsiz, talib, talibsiz pir olmaz. Aynı zamanda ocak’sız pir ve talib olmaz! İkrar ve rıza hukuku gereği talib ne kadar pir’ine karşı sorumlu ise pir’de taliplerine karşı o kadar sorumludur. Pir taliblerini denetlemekle yükümlü, talib’te pir’ini denetlemekle yükümlüdür. Pir, talibini sorguladığı gibi, talib de pir’ini sorgulayabilir. Bu sorgulamaların hepsi Cem meydanında, Yol-erkân içinde usulüne uygun olarak yapılır.
Yukarıda da kısaca açıklandığı gibi Pir’lik bir emir komuta makamı değil, toplumun barış ve huzur içinde yaşamasını örgütleyen bir hizmet makamdır. Şöyle ki, ocakta pişip, 4 Kapı-40 makam öğretisinden geçerek, öngörü, yetenek, bilgi, kültür ve birikime sahip olup, “eline, diline beline sahip ol” ilkesine uyan yani kendini Yol’un hizmetine adayan can (kadın erkek ayırımı yapılmaksızın) El Ele El Hakk’a düsturu ilkesi içinde rızalık alarak pir’lik yapabilir. Aynı zamanda pir’in, (halk diliyle Dede’nin), Cem yürütebilmesi için öncelikle kendisinin de görgüden geçmesi zorunludur. Yukarıda sayılan özellikleri taşımayan ya da o özelliklere sahip olmayan kişiler pir’lik yapamazlar. Hakikat Yol’u hizmetini yürütmeye talip olan pir’ler, günümüzün koşullarına cevap vermek için bilgi ve birikim sahibi olmak zorundadırlar. Çünkü günümüzün koşulları bu durumu zorunlu kılmaktadır, devir bilgi, birikim ve iletişim devridir.
Hakikat Yol’u (Alevi) inancında (öğretisinde) oldukça önemli bir değere sahip olan Pir’lik sıfatı-makamı; “korkan, bakan, seyreden, tarafsız, hiçbir fikri olmayan”, bir sıfat-makam değildir. Aynı zamanda Pir’lik makamı, kuruma göre, kurum başkanına göre, bulunduğu ortama göre söz kuran ve yanlışlara, haksızlıklara sessiz kalan ve de görmezden gelen bir makam hiç değildir! Zira Pir’lik makamının gri tonları da yoktur. Çünkü tarihselliğimize baktığımızda görürüz ki, pir’lerin haklı ile haksız arasındaki çizgileri nettir. Bu anlamıyla da Pirler; kişisel menfaat (çıkar) kaygısına düşmeden, haklıya haklı, haksıza haksız derler. Pirler; Yol’umuzun adalet, eşitlik ve EDEB ilkelerini, sözleriyle ve davranışlarıyla yani yaşam pratikleriyle topluma aktarırlar. Açıkçası yaşam biçimleriyle (pratikleriyle) topluma (taliblerine) örnek olurlar.
Hakikat Yol’unda (Alevilikte) Mürşid; Hakikat Yol’unda (Alevilikte) mürşid’lik makamı, talib toplumunun değer ve hukukunun en yüksek temsilcisidir. Yani mürşidlik makamı hem taliplerin hem de rehber’lerin ve pir’lerin üst hizmet makamıdır. Aynı zamanda hakikat kapısını temsil eden mürşid’lik makamı ikrar ve rıza hukuku içinde öz ile sözün birliğini temsil eden bir otokontrol sisteminin adıdır. Mürşid; talibi irşat eden, aydınlatan ve yol gösterendir. Kemâletiyle, bilgi, birikim ve donanımıyla sorunları çözümleme ehliyetine sahip olan bilge kişidir. Mürşid, pir tarafından talib toplumunun çözülemeyen sorunlarına çözüm bulur ve pir’le birlikte bu sorunları çözer.
Sonuç olarak; Hakikat Yol’unda (Alevilikte) rayber’lik, pir’lik ve mürşid’lik, devletin ve derneklerin atayacağı kişiliklerden olmayacağı gibi, birilerinin düz bir mantıkla dediği gibi Baba’dan oğula geçecek makam ve mertebeler hiç değildir. Açıkçası sadece bir ocağın evladı olmak rayber’lik, pir’lik ve mürşid’lik yapmak için yeterli değildir. Ancak yeterli derecede bilgi, birikim, donanım ve yetkinlik sahibi olan ikrarlı kişiler bu makam ve mertebeleri temsil edip Yol’a ve talib toplumuna hizmet edebilirler. Bütün bunları anlamak ve içselleştirmek için de ikrar ve rızalık esasına dayanan Hakikat Yol’unun (Aleviliğin), Semavi Dinlerin bir versiyonu (sürümü), bir Mezhebi, bir alt kolu, bir yorumu, bir tarikatı olmadığını bilmek gerekiyor. Sevgiyle. Aşk ile.



















































































