Hakikat Yol’unda (Alevilikte) İkrar ve Cem: Hakikat Yol’unun (Alevi) inancının (öğretisinin) temelini ikrar oluşturur. Talip, rehber, pir, ana, mürşid ikrarlarıyla var olmuş eşitlikçi ve dayanışmacı bir yapı içinde birlikte yaşamaya verilen söze ikrar deriz. İkrar; “söz vermek, kabul etmek” anlamına gelmektedir. İkrar vermek, “Yol”a girişi sembolize eder. İkrar vermek, “ölmeden önce ölmektir!” Yol uluları; “öl ikrar verme, öl ikrarından dönme” derler.
“Şimdi bizim aramıza
Yol’a boynun veren gelsin
İkrar ile Pir’e varıp
Hakikati gören gelsin.” Pir Sultan ABDAL
Hakikat Yol’u (Alevilik) ikrar ve rızalık esaslı bir Yol’dur. Bu anlamıyla Alevi inancının (öğretisinin) temelini, özünü ikrar ve rızalık oluşturur. Bu yüzdendir ki, öncelikle ikrar ve rızalığı iyi bilmek gerekiyor. Alevi yol pirleri ucunda ölümde olsa ikrardan dönülmez ve rızasız lokma yenilmez ve de ikili davranarak, sağa, sola saparak bu Yol’da yürünmez demişler. Bu yol tek yönlüdür! İnsanlığa, gerçeğe, kemâlete, En-El Hakk’a varma yoludur. Onun için dönüşü kesinlikle yoktur. İşte Pir Sultan Abdal’ın “dönen dönsün ben dönmezem yolumda” dediği yol bu yoldur.
İkrar; Hakikat Yol’u (Alevi) öğretisinin (inancının) temelini, özünü ikrar oluşturur. İkrar, dille söylenip verilen söze gönülden bağlı kalmak demektir. Kişi (can) önce kendine ikrar verir. Sonra Anasına ikrar verir. Can’ın anasına verdiği kan (göbek bağı), süt ve dil (Ana-Dili) ikrarıdır. Devamında can, bağlı bulunduğu ocağa, mürşid’e ve pir’e ve de Yol’a ikrar verir. Özü itibariyle talip, rehber, pir, ana, mürşid ikrarlarıyla var olmuş eşitlikçi, komünal bir toplumsal yapı içinde birlikte yaşamaya verilen söze ikrar diyoruz.
Hakikat Yol’u (Alevi) inancında (öğretisinde) evlilikte ikrar ve rıza üzerinedir. Evlilik ile hayatlarını birleştirecek olan iki can, eşine (eşitine) ikrar verir ve ikrar ve rızalık üzerine hayatlarını birleştirir. Bu ikrar, yaşamı boyunca evine, eşitine, çocuklarına bağlı kalacağına dair verdiği sözdür. Alevilikte kişi (can), musahibine de (musahiplik; Alevilikte yol kardeşliğidir) ikrar verir. İkrarından dönen yani vazgeçen can, Yol’un kuralları gereği, Yol, erkân ve toplum içerisinde düşkün ilan edilir. Düşkün ilan edilen kişinin lokması yenmez ve Cem’e giremez.
Hakikat Yol’unda (Alevilikte) Cem: Hakikat Yo’u (Alevilik), öğretisi ve erkânlarıyla semavi dinlerden ayrıdır. Bu anlamıyla hiçbir dinin ve inancın mezhebi veya farklı yorumu değildir. Cem erkânı; Hakikat Yol’u (Alevi) inancının (öğretisinin) en temel erkânıdır. Cem’in kelime anlamı; toplanmak, birleşmek, bir ve bütün olmak ve de bir araya gelmek demektir. Aynı zamanda Cem; bilme, anlama, görme ve birlikte muhabbet ederek toplumsal aydınlanma demektir.
“Uğradık kırklara devran içinde
Sundular aşk meyin irfan içinde
Hakk cemalin gördük seyran içinde
Hayr ile yoruldu düşümüz bizim.” Âşık SITKI BABA
Cem erkânında tüm canlar cemal cemale oturur ve bu meydanda herkes bir candır ve canların hepsi birbirine eşittir. Cem erkânını ana, pir ve rehber birlikte yürütür. Cem erkânında rızalık esastır. Cem’de bulunan tüm canlardan rızalık alınmadan cem başlamaz yani meydan açılıp cem yürütülmez! Cem’de bulunan tüm canlardan rızalık alındıktan sonra, pir’in gülbangıyla birlikte çerağ (delil) uyandırılır ve bu şekilde meydan açılır. Rızalık alınıp verilen bu meydana rızalık meydanı da diyebiliriz.
Bu meydan görgü, sorgu ve muhakeme olma meydanıdır. Bu meydan da her can özünü dara çeker, dar – didar olunur var ise küskünler-dargınlar barışır, sorunlar çözülür, haksızlıklar giderilir. Yerine getirilmesi gereken hizmetler yerine getirilir. Devamında güzel olan her şeyin öğretildiği ve yanlışlıkların yapılmamasının öğrenildiği muhabbetler yapılır. Hakikat Yol’u (Alevi) öğretisindeki “bir olalım, iri olalım, diri olalım” düsturu en iyi şekilde cem erkânıyla hayat bulur. Cemde yapılan her hizmetin ve her muhabbetin toplumsal, sosyal, kültürel, sembolik anlamları vardır. Bu anlamıyla da Hakikat Yol’unu (Alevi’liği) bütün yönleri ile anlamak cem’i anlamaktan geçer.
Üzülerek belirteyim ki; bizim en büyük hazinemiz olan Cem erkânımız, günümüzde (son 25 yıl) kendi hakikatinden kopartılıp uzaklaştırılarak bu kadim Yol’un öğretisine ait olmayan, kültürel ve inanç kodları ile yapılmaktadır. Cem erkânları birer “merasime dönüştürülmüş”, Hakikat Yol’unun (Alevilik) dili ve kavramları terk edilerek “dizler dövülerek” cemler yürütülür duruma gelmiştir. En kısa süre içinden bu olumsuz durumdan çıkılması gerekmektedir ve Cemler erkânları, eski dönemlerdeki gibi Hakikat Yol’unun (Aleviliğin) özüne uygun bir şekilde yürütülmelidir.
Hakk ve Hakikat aşkına ikrarına sahip çıkarak Yol’u yürütüp sürdüren canlara aşk olsun!
Sevgiyle. Aşk ile.
DEVAM EDECEK…
Mehmet KABADAYI.
İletişim: Mehmet_k.34@hotmail.com




















































































