Toplumumuzun duygu ve hassasiyetlerine seslenerek gerçekleri kavramasına engel olmayacağız, kimlere hizmet ettiği açıktan beli olan Aydınlık gazetesi vb. Yayınları elimize alıp sallayarak mağduriyet yaratıp kendimize siyasi çıkar devşirmeyeceğiz, tam tersine geldiğimiz noktaya işaret ederek toplumumuzun uyanık davranmasını sağlamak için gidişatı ortaya koymak ile yükümlüyüz.
Örgütsel birlik, toplumsal bütünlük adına demagojik söylemler, içi kof nutuklar atarak toplumumuzun geleceğini karartamayız.
Kurumlar içerisinde yaşanan sorunları anlayacak, sorunlara çözüm üretebilecek bir yetkinliğe ve bilince sahibiz.
6 Şubat 2023 Tarihinde Maraş merkezli 11 ili kapsayan büyük depremden sonra gerek Türkiye de gerek Avrupa da yaşayan aleviler evleri yıkılan, yıkılmış binaların altında kalan insanlarımızın acılarını hafifletmek, acılarına ortak olmak için büyük bir fedakarlık ortaya koydular, yüzlerce tırları kendi olanakları ile yola koydular yardım kolilerini deprem zadelere ulaştırdılar.
2,5 milyon euroya yakın parayı AABF’nin depremzedeler için açtığı banka hesabında topladılar.
Canlarımız kendi olanakları ile tırlara yüklenen yardımları canlarımıza ulaştırmayı başardılar.
AABF’nin hesabında toplanan paraların ise hesabını veren yok, ortada bu sorumluluğu üstlenen bir yönetici yok.
Hesap soranlara her zamanki gibi hakaret ediyorlar. Birliğimiz bozuluyor, örgütsel yapımız zarar görüyor diyorlar.
Alevi kurumlarının ve toplumunun yolsuzluk ile anılmasını zarar olarak görmeyen bir akıl ile karşı karşıyayız, topluma en çok zarar verende bu anlayıştır.
Alevi toplumuna, örgütlü yapısına zarar vermek istemiyorsanız, yaşadığınız ülkelerde bu tür durumlarda siyasi davranış neyi gerekli kılıyorsa o davranışı ortaya koymalısınız. Bu ülkelerde insanlar şeffaflık ilkesi gereği görevinden ayrılır konuların aydınlatılması için ama sizde o feraset yok, bırakın o feraseti yolsuzluk ile itham edilen yöneticileri araştırma komisyonuna koyup onların sunduğu raporu kabul etmemizi istiyorsunuz.
Yolsuzluk ile itham edilen bir yönetici çıkıp evet yolsuzluk var demesini bekleyecek kadar ne safız nede karşınızdakiler ahmaktır.
Alevilerin yolsuzluk gibi bir suç ile anılmasına sebep olanlar topluma bundan daha büyük bir zarar nasıl verebilir?
Konteynerci Sürücü Makina firması daha önceleri konteyner, prefabrik evler yapan bir firma değildir, kendi ifadesinde bunu açıklıyor, depremde bu işe girmiş.
Türkiye’nin bir çok ilinde prefabrik evler yapan firmalar varken, neden Sürücü firması?
Prefabrik işi yapmayan bu firmaya bu bağlantılar kimin aracılığı ile sağlanmıştır?
Sürücü makina firması 90 adet konteynerin kime teslim edildiğine dair tutanak tutmuyor, irsaliye düzenlemiyor.
Neden????…..
Yine sürücü firması 34 adet konteyneri tekrardan geri almak üzere teslim tutanağı düzenliyor.
Yaklaşık olarak 700.000 euro tutarında konteyner dağıttığını söylüyor, konteynerlerin teslim tutanağı, irsaliyesi yok.
Teslim tutanakları ve irsaliyelerin olmaması normal mi, ebetteki normal bir durum değil.
Peki neden irsaliye ve teslim tutanağı ortada yok.
Çalınan paranın izini kaybetmenin en doğru yöntemidir de ondan.
Teslim tutanağı ve irsaliyeler olmuş olsaydı yolsuzluk yapamazlardı. Bu durum bize şunu anlatıyor, ortada organize edilmiş bir yolsuzluk söz konusudur.
Bir AABF yöneticisi insanların aklıyla adeta dalga geçiyor. Sürücü firmasının kendisine aldığı ürünlerin faturasını gösteriyor, Tam bir akıl tutulması.
Bay yönetici ne diyor alın size fatura, fatura sürücü firmasının kendisine aldığı ürünün faturası, sanki AABF ye kesilmiş gibi göstererek hırsızlığın üstünü örtme çabasında.
Bu yolsuzluk organize bir şekilde yapılmıştır. Bu yolsuzluğa sebep olanların birinci dereceden sorumlusu dönemin AABF yöneticileridir.
AABF yöneticileri kontrolü kaybetmiş, süreci takip etmemişler.
Geldiğimiz noktada yalanlarla, manipülasyonlarla, algı operasyonları ve sahte naylon faturalar ile bu yolsuzluğun üstünü örtmeye çalışıyorlar.
AABF yöneticilerinin söylediği gibi hırsızlığın üstü örtülerek Alevilerin birliği sağlanmaz, sağlanamaz.
Sorun sadece Sürücü firması ile de sınırlı değildir. AABF yöneticileri deprem için topladıkları paraları kendilerine yakın buldukları vakıflara, kooperatiflerde göndermiş. Kısacası AABF yöneticileri halktan topladıkları bağış paraları kendi özel parasıymış gibi önüne gelene dağıtmışlar.
Rıza toplumunu savunan bir inancın yol talipleri ve Cemevi yöneticileri bu lekeyi Alevilere yapıştıranların yaptıklarını kabul etmediklerini en yüksek sesle dillendirmeliler, bu gereklidir.
Aleviler bunu gerçekleştirebilirlerse tüm toplum tarafından saygıyla karşılanır ve kurumsal güvenirlilik daha çok güçlenir.
Yanlışların, yolsuzlukların üstünü örtmek, yolumuza, inancımıza fayda sağlamaz, zarar verecektir.
Diğerlerine benzememeliyiz. Yalova depreminde depremzedelere toplanan paraları çalanlar ile buğün Alevi toplumunu yolsuzluğa bulaştıranlar arasında bir fark yoktur.
Aralarındaki tek fark paranın miktarıdır.
Aşk İle Kalınız
Nurten Yalnız.


















































































