Aleviler kendi aralarında var olan mevcut sorunları nasıl giderirdi? Toplumsal iç barışını nasıl sağlarlar?.
Konu hakkında çok fazla derin felsefi yazılar yazmayı tercih etmem. Genelde halkın anlayacağı dili kullanmayı tercih ederim, entelektüel gevezelik, halktan kopuk, çok derin felsefi dil kullanarak bilgi ukalalığı bu toplumun örgütlenmesine, bir araya gelmesine, bilinçlenmesine katkı sağlamıyor.
Halkın dilinden konuşmak doğru olandır.
Alevilik bin yıllık tarihsel yolculuğunda farklı kültürlerden de beslenerek pir- talip-ocak ilişkisi üzerinde kurulmuş, ikrarlı bir yoldur.
Bu yolda dar ve didar vardı, her alevi can şunu çok iyi bilir ki Alevi toplumu içerisinde yaşanan bir sorun varsa, bu sorun Pir ve Taliplerin huzurunda açılan hak meydanında dile getirilir, sorunlar çözüme kavuşturulur, varsa bir suç suçun niteliğine göre bir uygulama hayata geçirilir.
Bugün içinde bulunduğumuz alevi kurumlarında öğretinin kurallarını uygulamayı bir kenara koyalım, bu uygulamayı yürütecek kaç yol eri var?. Pirin sözünü dinleyen kaç talip çıkar?.
İnancına, yoluna yabancılaşmış bir anlayışın geliştiği bir yapı içerisinde alevi yolunun yaşam bulması mümkün değildir.
Alevilerin büyük bir kesimi darı- didarı terk etmiş, hak meydanlarına çıkmaya tenezzül etmiyorlar, hal böyle olunca sorunlarımızı hakikat meydanında çözelim söylemi sadece bir iyi niyet göstergesidir.

Yol terk edilmiş, terk edilmeseydi günümüzde aleviler bu kadar geriye gitmezdi. Osmanlıdan – Cumhuriyete kadar Alevileri katlettiler, kırımdan geçirdiler tüm bunlara rağmen bir adım dahi geri atmadılar, bozulmadılar, ikrarından vaz geçmediler, eğri odunu dergahına sokmadılar,.
Bugün ne durumdayız ?.
Alevileri birbirine düşürdüler, çıkar koltuk uğruna Alevi toplumunu darmadağın ettiler, her kesi birbirine vurdurmak süreli ile oturdukları koltukları sağlama almak amacı ile yıllarca birlikte çalıştıkları yönetici arkadaşlarını hakaretlerle itibarsızlaştırdılar, söylenmeyen söz bırakmadılar.
Yolun dilini halini bilmeyenler bu yola, öğretiye verdikleri zararın haddi hesabı yok.
Sorunların konuşulacağı yer sosyal platformlar değil diyen canlarımızın iyi niyetinden kuşkum yok, konuşulacak bir alan var mı canlar?.
Toplantılarda yöneticilerin dışında konuşan var mı?. Bizim dışımızda yaşayan milyonlarca alevinin alevi toplumunun içine düşürüldüğü halli bilmeye hakları yok mu ?. Açın salonları toplayın üyeleri gelip cemal cemale halimizi, içinde bulunduğumuz halleri anlatalım, meramımızı dile getirelim, buda olmuyor peki bu sorunlar kapalımı kalsın, içten içe çürümeye göz mü yumalım?
Bu kavgaya, çekişmeye sebep olanlar bu yolla ikrar ile bağlanmış canlar değildir, yolun hassasiyetine önem verenlerde değildir. Bu yola zarar verenler ego ve ihtirasları peşinde koşanlardır.
Çıkarları ve menfaatleri uğruna yolumuzu, inancımızı, öğretimizi, kurumlarımızı, emeklerimizi tahrip ettiler. Bu tahribata göz yummak, sesiz kalmak Alevi toplumuna, yolla, öğretiye ihanettir. Her ne olursa olsun dara gideceksek pir Sultan Abdal, Şeyh Bedreddin gibi darımızı kendimiz devirmeliyiz. Hak bizi bu yoldan bu öğretiden ayırmaya, yola verdiğimiz ikrardan çevirmeye.
Gönül kalsın yol kalmasın.
Aşk ile kalınız
Nurten Yalnız



















































































