Yalan ile yol yürünmez, ikrarsız yolun devranı sürülmez, Aşk olsun yolun demine devranına aşk ile bağlı olanlara.
Hacı Bektaşi Veli anma etkinlikleri sırasında bir cem evine Bağcılar Gürsel Erol Cem evi ismi verildi. Bunun üzerine bazı alevi canlar kıyamet kopardı bir Cem evine bir siyasetçinin ismi verilir mi, verilmez mi efendim bir elin verdiğini diğer el görmezmiş misalinden birçok yazı yazıldı.
Gelen tepkiler sonucunda tabela indi, her kesin yüzünde bir gülümseme deme gitsin, meğer Alevilerin tüm sorunları bundan ibaretmiş.
Bu konuyla ilgili bizim o çok çizgici, ilkesel duruşa sahip olan, 19 – 20 Ekim 2024 Tarihinde gerçekleşen AABF genel kurullu öncesi AABF yönetimine aday olan canlara yönelik kara propaganda yapanlar Alevi federasyonlarının siyasetçilerle bu kadar içli dışlı flörtlerine, belediye salonlarındaki koşuşturmalarına ilişkin bir söz yazarlar mı diye bekledim, birde ne göreyim çizgiden, ilkeden söz edenlerin gıkı çıkmıyor.
Devletin, kimsenin Alevisi olmayacağız diye hamaset edebiyatı yapan ilkeli ve çizgici arkadaşlar belediyelerin, siyasal partilerin cem evleri yapmalarını, cem evleri için arsa tesis etmeleri, parasal yardımlar yapmasının amacını bilmiyor olamazlar.
Biz her zaman söyledik, söylemeye devam edeceğiz bunların bir çizgi sorunu yok, ilke sorunu yok, birlik sorunu yok bu sözler bunlar biçin bir anlam teşkil etmiyor, bunların Alevilere anlattığı birlik çıkar ve menfaat üzerine kurdukları birliktir.
İlkelerden, bağımsız alevi çizgisinden söz edenler AKP – MHP dışında kalan siyasi partileri, yerel yönetimleri devletin dışında mı tutuyor, AKP ve MHP’nin dışında siyasi partilerden, Milletvekillerinden aldıkları paraları ellerini ovuşturarak, üstelik alkışlayarak almalarını nasıl değerlendiriyorlar. Bunun bir bedeli, karşılığının olacağını bilmezler mi?. Ebetteki biliyorlar, bizlerde biliyoruz.
Burada anlatmak istediğim konu yardım konusu değil, vurgulamak istediğim Alevi hareketinin çizgisinden, bağımsız duruşundan söz edenlerin alevi hareketini siyasal bir kuşatma altına nasıl soktuklarını göstermek istememdir.
Bir önceki Hacı Bektaşi Veli anma etkinliklerinde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun önüne bir bardak su konulmadı, bu yıl düzenlenen etkinlikte sayın Kılıçdaroğlu’nun davet edilmemesi başta İBB ve CHP’nin alevi hareketi üzerinde nasıl derin bir etkiye sahip olduğu, Alevi Federasyon yöneticilerinin bu siyasal erke nasıl teslim olduklarının en bariz örneğidir.
İlke ve çizgiden söz edenler kendi çıkarları tehlikeye girdiğinde devreye giriyorlar, alevi toplumunun genel sorunlarına karşı oldukça mülayim oldukça sesiz kalmaları gayet anlaşılır bir durumdur, bunların koltukları, çıkarları Alevilerin davasından, inancından, yolundan daha önemlidir, siz bunların bağrışmalarına aldanmayın.
Çizgi ve ilke koşullara göre belirlenmez, ilkeli bir birey koşullar ne olursa olsun kendi menfaatleri için hakikatten vaz geçmez, her koşulda hakikati savunmaya devam eder.
Deprem için toplanan bağış yardımlarının akıbetini soruyoruz, çizgi ve ilkeden söz edenlerin gıkı çıkmaz, Üstelik bağış paralarının hesabını, konteynerlerin teslimat belgesini soranları ulusalcı, hain ilan ederek itibar suikastı yapıyorlar, gerçeğin, hakikatin ortaya çıkmasını engellemeye çalışırlar.
Halktan toplanan paraların birilerine peşkeş çekilmesi çizgiden ilkeden söz edenlerin hiç umurunda değil, çünkü bunların halk gibi bir dertleri yok, tek dertleri kendileri için elde ettikleri çıkardır.
Alevi Cemevlerinde AKP ve MHP’nin dışındaki siyasi partilerin cirit atmasına ses çıkarmazlar, Belediye başkanlarının yassı matem ayında cem evlerinde yemek vermelerine karşı ses çıkarmaz üstelik reklamını yaparlar.
Alevi toplumu bireyler üzerinden değil geliştirilen anlayışlar üzerinde konuşmalı, tartışmalıdır.
Yolumuz, inancımız, itikatımız adım adım belirli siyasetlerin güdümüne sokuluyor, bu yapılırken algı operasyonları ile gerçekler karartılıyor,
Alevi toplumu, inancı, yolu, itikatı zulmün en koyu yaşandığı anlarda yolundan, itikatından taviz vermedi, kendi hak lokmaları ile kendini var etti, Bugün siyasetin salonlarında Alevileri pazarlamak istiyorlar, siyaset kurumlarının cem evlerine göz dikmeleri boşuna değildir. Gerici Faşist AKP-MHP iktidarı kendi cephesinde Alevileri parçalamaya çalışırken, diğer siyasi partilerde Alevilere yaptıkları yardımlar ile Alevileri kontrol etmek istiyor ve alevi kurum yöneticileri AKP-MHP iktidarının dışındaki siyasi partilerin cem evlerinde cirit atmalarına razı olmuşlar, bunun sebebi aldıkları yardımlardan kaynaklıdır.
Bu kuşatmaya göz yumanlar alevi hareketinin bağımsız çizgisini savunamazlar, ikircikli davranışları terk edip öze dönmek mecburiyetindeyiz, Gidişatı bugünden anlamaz ve önlem almazsak çok geç kalmış olacağız.
Aşk ile Kalınız

















































































