“Nesini söyleyeyim canım efendim
Gayri düzen tutmaz telimiz bizim
Arzuhal eylesem deftere sığmaz
Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim’ Serdari
Omuzdan Kesilmiş Bizim Kolumuz…
Aşık Serdari bu sözleri yıllar önce dile getirmiş, bugünümüzü anlatmış, bizim içine düştüğümüz hali anlatmış.
Anadolu topraklarının her parçası mazlumların, adaletten mahrum bırakılmış yoksulların, inançları inkar edilmiş soykırımlardan geçirilmiş Türk- Kürt etnisite ayrımı gözetilmeden Kızılbaş Alevi topluluklarının kanı ile sulanmış.
Alevi Pirleri tarih boyunca direnmiş, hiç bir güç, ihanet onları yolundan, ikrarından çevirmemiş, muktedirlere muhannet etmemişler, bugün yaşayan bir Alevilik varsa bu yol bu İnanç bunca yaşanılan acılara rağmen günümüze kadar gelmiş ise Pirlerimizin, ozanlarımızın, yol taliplerinin birbirlerine, yola, inanca verdikleri ikrar sayesindedir.
Bugün örgütlü, örgütsüz yaşayan biz Aleviler ne durumdayız?
Alevilerin kafası çok karışık, Alevilerin kendi aralarındaki birliği bozulmuş, grupçuluk çıkar ilişkileri temelinde örgütlenen bir yapılanma alevi toplumunu yiyen bir kurtçuğa dönüşmüş.
Yöneticiler sorunlara çözüm üretmek yerine, birbirilerini suçlayarak, en olmayan ithamlarla yaftalayarak kendilerini var etme derdine düşmüş.
Bireysel çıkar ilişkileri öne çıkmış, yanlış, hatalı yöntemlere karşı ses çıkaran çok az sayıda insan var.
Sanatçısı bir konsere çıkmak için, yazarı bir dernekte panele çıkıp bir kaç kitabını satmak için yöneticilerle arası bozulmasın diye yaşanan olumsuzluklara gözünü kapatıyor, kulaklarını tıkıyor.
Yöneticiler, Anaların, Dedelerin, kadınların, gençlerin genel kurullarına müdahil oluyor, genel kurulları dizayn ediyorlar, tüm bunları yaparlarken amaçları Alevi toplumuna, örgütlenmesine fayda sağlamak değildir, tek amaçları kendilerini destekleyen delege, olumsuzluğa ses çıkarmayan bir yapı oluşturmaktır.
Analar, Dedeler kendi aralarında gruplaşmış, kadın hareketinin bağımsız, kendine özgü iradesi ortadan kaldırılmış, gençlik aynı durumda, bu yapılanma, bu örgütlenme modeli kendiliğinden ortaya çıkmadı, bir anlayışın ürünüdür.
Bu anlayışa karşı mücadele etmek her insanın görevi olmalıdır. Hata ve eksikliklerimizi görmemezlikten gelemeyiz, Alevi hareketinde her şey iyi gidiyor, bu anlayışın devam etmesi ile her şey daha iyi olmayacaktır.
Bireylerin, grupçu anlayışların çıkarlarını korumayı esas alan anlayışların yerine, Alevi toplunun birliğine, bütünlüğüne, demokratik alevi örgütlenmesine hizmet edecek bir tutum, bir çalışma yöntemi ortaya koymalıyız.
Alevi toplumunun aydınları bu olumsuzluklara karşı duyarsız, kayıtsız, çok az sayıda insan toplumu sarmalayan, içten içe çürüten yanlış gidişatta karşı ses çıkarıyor.
Tarihsel sorumluluğumuzu yerine getirmek, toplumumuzu uyarmak mecburiyetindeyiz.
Bu örgütlenme anlayışı biz alevilere sadece zarar veriyor, Alevi hareketine gençler neden ilgisiz, Alevilerin çoğunluğu neden örgütlü alevi hareketinin dışında sorusuna verilecek cevap yukarıda açıkladığım yanlış örgütlenme anlayışı içerisinde aramak gerek.
Hakikati savunmak dile getirmek ağır bir sorumluluktur, her insan bu sorumluluğu taşıyamaz, kimisi hakikatin ağırlığı altında ezilir, kimisi nefsine yenik düşer, kimisi egosu, ihtirası için hakikate sırtını döner, kimisi hakikati dile getirenleri linç eder.
Bedeli ne olursa olsun hak ehli olanlar haktan, hakikatten ikrarından dönmemeli, kadim yolumuzun bozulmadan gelecege aktarılması açısından önemlidir. Unutulmamalıdır bugünden işleri yolla koyup doğru bir istikamette yürümezsek bu yanlış olumsuz gidişat bizden çocuklarımıza miras kalacak, çocuklarımız bizden aldıkları bu miras ile yola devam edecekler, bugün yaşadığımız bu sorunları çocuklarımızda yaşayacak.
İnsan ahlaki degerleri, ilkeli duruşu, dürüst yaşamı ile insandır.
Hakikat insanı yalnızlaştırır, haktan yana haksızlığa baş kaldıranların başı alınır, ancak hakikat insanı güzelleştirir.
Tarih Pir Sultanları, Kalender Çelebileri, Şeyh Bedreddin leri, Halac-ı Mansurları, Denizleri, İbrahimleri, Mahirleri hakikatinden vaz geçmeyen canları anlatıyor, hakikatine sırtını dönenlerden kimsenin haberi yok.
Aşk İle Kalınız
Nurten Yalnız



















































































