PİRYOL – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin ailelerinin rızalığını gözetmeyen ve derneğin mücadelesini yok sayan tutumlara tepki gösterdi.

Yazılı açıklamada, ailelerle dernek arasındaki bağın koparılamayacağı vurgulanırken, Madımak davasının yeniden açılması ve otelin Utanç Müzesi’ne dönüştürülmesi talepleri karşılanana kadar Sivas’ta mücadeleye devam edileceği belirtildi.
PSAKD Genel Merkezi, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan Madımak Katliamı’na ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, katliamın Alevilerin ortak hafızasında silinmez bir yere sahip olduğu ve insanlığa karşı işlenmiş, zaman aşımına uğratılamaz ağır bir suç olduğu ifade edildi.
Madımak Katliamı’nın yalnızca 33 insanın yaşamını yitirmesiyle sınırlı olmadığı belirtilen açıklamada, katliamın adaleti, laikliği ve halkların bir arada yaşama iradesini de hedef aldığı kaydedildi.
Açıklamada, “Madımak’ta yakılan o karanlık ateş, yalnızca 33 canımızı aramızdan almakla kalmamış; adaleti, laikliği ve halkların bir arada yaşama iradesini de hedef almıştır. O gün oradan yükselen kara duman bugün sadece Türkiye’yi değil, başta Ortadoğu olmak üzere bütün bir bölgeyi kaplamış ve halkları nefes alamaz hale getirmiştir” denildi.
Sivas davasının sıradan bir hukuk ya da adalet mücadelesi olmadığı vurgulanan açıklamada, davanın eşit yurttaşlık, demokrasi ve özgürlükler adına yürütülen tarihsel bir insanlık mücadelesi olduğu belirtildi.
“AİLELERİ ÜZECEK HER TUTUMUN KARŞISINDAYIZ”
Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler adına söz söyleme, irade beyan etme ve mücadeleyi yürütme konusunda birinci derecede yetkinin hayatını kaybedenlerin ailelerine ve Pir Sultan örgütüne ait olduğu vurgulanan açıklamada, ailelerin rızalığı alınmadan onlar adına söz kurulmasına tepki gösterildi.
Alevi hak ve özgürlük mücadelesi yürüten kurumların, emek ve demokrasi güçlerinin bugüne kadar aileleri ve Pir Sultan örgütünü muhatap aldığı belirtilen açıklamada, bu yaklaşımın sürdürülmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Alevi hak ve özgürlük mücadelesi yürüten tüm Alevi kurumları, emek ve demokrasi güçleri, birlikte yol yürüdüğümüz bütün dost ve müsahip kurumlarımız bugüne kadar ailelerimizi ve örgütümüzü muhatap almıştır, bundan sonra da böyle olacaktır. Ancak bu gerçeği görmezden gelen, ailelerimizin ve örgütümüzün rızalığını gözetmeyen; kimi yöre ve köy dernekleri, kimi bağımsız cemevleri, muhtarlar, belediye başkanları, siyasetçiler, iş insanları ve devletin denetimine ve ucube kurumlarının yani asimilasyon üssü görevi gören devlet teşkilatlarının yörüngesine girmiş sözde Alevi kurumları bilsinler ki, ailelerimizi üzecek ve mücadelemizi yok sayacak her türlü tutumun karşısında bizi bulacaklardır.
Bu gerçeğe uygun davranmayanlar bilmelidir ki, bizim dost bildiklerimiz arasında yer alamayacaklardır. Ailelerimizin ve örgütümüzün rızalığı bizim vazgeçilmez ilkemiz ve kırmızı çizgimizdir.”
“TÜM TALEPLERİMİZ KARŞILANANA KADAR SİVAS’TA OLACAĞIZ”
Madımak Katliamı’yla yüzleşme ve hesaplaşma sağlanmadan adaletin yerini bulmayacağı belirtilen açıklamada, katliamın anmasının dünyanın ve Türkiye’nin farklı yerlerinde sürdürüldüğü, ancak Sivas’taki mücadelenin de devam edeceği vurgulandı.
PSAKD Genel Merkezi, Madımak davasının yeniden açılması ve Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi’ne dönüştürülmesi taleplerini yineleyerek şu açıklamayı yaptı:
“Sivas Madımak Katliamı’nda katledilen canlarımızın anması dünyanın ve ülkenin her yerinde yapılmaktadır; ancak tüm taleplerimiz kabul edilene ve hesaplaşma ve yüzleşme gerçekleşene kadar Sivas’ta olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Bu mücadeleyi dünyanın her yerinde yaygınlaştıracak, dava dosyasının yeniden açılması ve Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi olması için var gücümüzle direneceğiz. Taleplerimiz kabul edilinceye kadar 2 Temmuz’larda başta Sivas olmak üzere meydanlarda olmaya devam edeceğiz. Hak ve hakikat mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.”
Açıklamanın sonunda, Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin ailelerinin yıllardır sürdürülen hak ve adalet mücadelesinin en kararlı yürütücüleri olduğu belirtildi. PSAKD ile aileler arasındaki bağın kopmaz ve koparılamaz olduğu vurgulanarak, bu gerçeğin herkes tarafından bilinmesi ve unutulmaması gerektiği ifade edildi.



















































































