Alevi inanç sisteminde amaç kamil toplum yaratmaktır. Kamil toplum tasarımında iktidar yoktur, toplumsal rızalık esastır.
Alevilerin kitlesel olarak katledilmelerine, soykırıma uğramalarına sebep olan gerekçe insan emeğinin gaspı üzerinde kurulmuş olan kulluk sistemine alternatif, insanın kendisini özgürce ifade edebileceği, emeğin ortaklaştığı rızalık temelinde yeni bir toplumsal düzeni inşa etmekti.
Alevi ocaklarında, dergahlarında, cem ayinlerinde toplumsal rızalık temelinde paylaşımcı, ortak bir yaşam anlayışının hayat bulduğu, rıza şehri olarak tasarlanan toplumsal tasarımın bir ütopya olmadığı cemlerimizde ortaya konulan uygulamalardan da anlaşılmaktadır.
Bugün her bir değerimiz aşınmaktadır, alevi öğretisinde var olan değerler sembolik adlandırmaların ötesinde bir fonksiyona sahip olmadığı, tüm değerlerin içinin boşaltıldığını bilmeyen yoktur.
Yolumuz rızalık yoludur, ikrar yoludur diyenlerin sesi çok yüksek olsa da gerçek böyle değildir. Günümüzdeki mevcut alevi örgütlenmesi ve bu örgütlenmenin sonucunda ortaya çıkan insan ilişkileri dikkatlice incelendiğinde bozulma ve yozlaşmanın ne kadar tavan yaptığını rahatlıkla görebiliriz.
Alevi örgütlenmesinde mevcut rızalık ve ikrarın olabildiğince zayıfladığını kim inkar edebilir, yola ve insana verilen ikrar yerinde ve sağlam olsa yapılan bunca yanlışa, yolumuza verilen bunca zarara sesiz kalınır mı?
Suç, yanlış bizim mahallede olunca önemsizleşiyor mu? Bizim suçumuzu el alem duymasın diye üzerini örtmek yolumuza faydamı sağlıyor?. O zaman karşı mahallede yaşanan olumsuzluklara bağırıp çağırmanın ne anlamı var?. Yanlışlarımızı kimse duymayınca demokrat mı oluyoruz?
Burjuva partilerinde yaşanan ayak oyunlarının benzeri Alevi örgütlenmesi içinde yaşam buluyorsa, bu ayak oyunlarına, kirli siyasette karşı koymuyorsak, koyamıyorsak, iftira ve ayak oyunları ile o koltukları gaspedenlerin asıl amaçlarının kendi çıkarları olduğunu açıklamaktan çekiniyorsak yolda ne rızalık kalır ne hak nede hakikat kalır.
Alevi pirleri, yol önderleri, talipleri ile birlikte çok bedel ödediler, yakıldılar, asıldılar, derileri yüzüldü bunca zulme rağmen kendi ikrarlarından dönmediler, koltuklarda oturmak için alevi toplumunu kendi çıkarları için kullanmadılar.
Alevi toplumunu sarmalayan, içten içe çürüten yoz ilişkilere karşı kapsamlı bir mücadele ortaya koymak gerek, bu mücadele toplumu birleştirme kabiliyetine sahip olan, bilinç üreten, toplumun geleceğine yön veren, alevi örgütlenmesinin geleceğini şekillendiren kadrolar ile mümkündür. Slogan atarak, Pir sultanın sözlerini tekrarlamak ile alevi toplumunun geleceği inşa edilemez. Pir sultanın, Nesiminin, Halac-ı Mansurun, Hacı Bektaşi Veli vb. ozanlarımızın bizlere bıraktığı mirasın üzerine yeni tuğlalar koyabilirsek o binayı inşa edebilir, yükseltebiliriz.
Aşk ile Kalın.
Nurten Yalnız.



















































































